10 Şubat 2026

UMUTLAR

Hayır, geçmişi sorgulamak yalnızca yaşlılığın hasleti değil,
hafızası olan her yüreğin alışkanlığıdır.
İnsan biraz durunca,
zaman geri çekilir;
sokaklar daralır, sesler berraklaşır.

Ben de geçmişte buluyorum kendimi,
dizleri yara bere içinde bir çocukta,
bir cümleyi dünyayı değiştirecek sanan bir gençte.

Mutluyum evet,
çünkü hatırlamak hâlâ diri olduğumun kanıtı.
O devrimci hâller…
Nasıl özlenmez?
Avuçlarımızda yalnız sloganlar değil,
koskoca bir gelecek taşırdık.
Bir ülke yetmezdi hayallerimize,
haritayı katlayıp dünyayı yeniden kurmaya çıkmıştık.

Yoksulduk ama inançtan zengindik,
ceplerimiz delikti,
umutlarımız kurşun geçirmez.
Bir şarkı yeterdi ayağa kalkmamıza,
bir haksızlık bütün geceyi uyutmamaya.

Şimdi soruyorum kendime:
Eksilen biz miyiz, yoksa zaman mı?
Belki devrim yaşlandı,
ama özlemi hâlâ genç.
Belki sesimiz kısıldı,
ama içimizdeki itiraz susmadı.
Geçmişi sorgulamak bir zaaf değil,
bir emanet sayıyorum ben.

Çünkü hatırladıkça anlıyorum:
Dünya hâlâ yeniden kurulmayı bekliyor
ve biz,
yaş alsak da,
o yola bir kez çıkmış olanlar,
içten içe hâlâ yürüyoruz.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...