07 Şubat 2026

AMASYA'DA FUTBOLUN İLKLERİ

Toprak bir saha vardı önce,
henüz çizgileri bile tereddütlü,
kale direkleri rüzgâra emanet,
tribün dediğin
birkaç meraklı omuz
birkaç umutlu bakıştı.

O yıllar
top yuvarlak değildi yalnızca,
ekmek kadar kıymetliydi,
gelecek kadar kırılgan.
Bir şehir gençti henüz,
Amasya…

Yeşilırmak akıyordu
ama çocukların kalbi
daha hızlı akıyordu sudan.
Moto Fahri kaptandı,
adımını attığında
saha susardı.
Kürt Aslan
çarpışmanın adını yeniden yazardı,
Faşik Zeki topa değil
kaderine vururdu bazen.

Kasap Ünal’ın omzunda
mahallenin gücü,
Arap Orhan’ın koşusunda
sabah ezanı kadar temiz bir inat,
Şoför Ahmet
deplasmanı kamyon kasasında öğrenmişti,
yol bozuktu ama hayal dümdüz.

Rahtuvan Zeki,
Arabacı İhsan,
Kova Yılmaz…
Hepsi bir lakap,
hepsi bir hayat,
hepsi bir şehrin
unutulmuş nüfus cüzdanıydı.

Ve Erol Çevikçe…
İstanbul’a giden,
Kabataş sıralarında oturan
ama ayağındaki çamuru
hiç silmeyen çocuk.
Büyük şehirler öğretti ona kitapları,
Amasya öğretti
dik durmayı.

Ayakkabı yoktu bazen,
forma eksikti,
antrenör yoktu,
para hiç yoktu.
Ama
birbirine yaslanan omuzlar vardı,
“on bir kişi yetmezse on iki oluruz”
diyen bir inanç vardı.
Maç bulmak zordu,
rakip yoktu,
hakem desen
bazen mahalleden biri.

Ama sahaya çıkmak
başlı başına bir devrimdi
ellilerin Amasya’sında.
Bir avuç seyirci…
Ama her biri
bin kişilik dua gibiydi.
Alkışlar kısa,
hatıralar sonsuzdu.

Bugün bakıyoruz o fotoğraflara,
arkası tarihlenmiş,
isimler titrek yazıyla not düşülmüş.
Bir şehir
kendini unutmamak için
bir albüme sığınmış.
Çoğu gitti…
Toprak onları da aldı,
saha gibi sessiz.
Ama isimleri hâlâ
bu şehrin rüzgârında koşuyor.

Ey Amasya,
sen ne zenginmişsin de
biz fark etmemişiz.
Yeşilırmak boyu muhabbetlere sığmayacak kadar
derinmiş meğer tarihin.

Bu şiir
bir gol sevinci değil,
bir başlangıç düdüğüdür.
Bu şiir
yoksulluktan doğan bir zaferdir.
Rahmet olsun gidenlere,
ömür versin kalanlara.
Ve selâm olsun
toprak sahada ter döken
o ilk gençlere…
Çünkü
dünün gençleri
bugün bizim
hafızamızdır.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...