07 Şubat 2026

AMASYA

Bir şehir düşün
dağa yaslanmış,
ırmağın alnından öptüğü.
Taşında sabır,
suyunda vakit var.
Aceleyi sevmez Amasya,
insanı da yavaşlatır.
Sabahları
dağların gölgesi düşer 
evlerin içine,
pencereler eski bir masal 
gibi açılır.
Bir çocuk geçer sokaktan,
ceplerinde yaz,
ayakkabılarında toz.

O çocuk benim,
hâlâ oradayım.
Irmak konuşur akşamları,
herkese başka bir hikâye anlatır.
Kimi kaybını dinler ondan,
kimi ilk sevdayı.
Ben susarım,
çünkü bazı şehirler
dinlenerek sevilir.

Taş evler bilir
kimler gelip kimlerin gittiğini.
Bir selamı unutmaz duvarlar,
bir vedayı yıllarca saklar.
Zaman burada
yürüyerek değil
hatırlayarak geçer.
Bir kentin kalbi olur mu demeyin,
olur.

Çarşısında atar,
parklarında soluklanır.
Bir kahkaha yükselir bir yerden,
eski bir dostun sesi gibidir.
Geçmiş sandığın şey
bir anda yanına oturur.

Amasya
büyük laflar etmez,
gösterişe heves etmez.
Ama bir kez sevdi mi
insanı ömür boyu bırakmaz.
Gidersin,
aklın kalır.
Unuttum dersin,
bir türküyle geri dönersin.

Ben bu kenti
haritalardan değil
kalbimden biliyorum.
Çünkü bazı şehirler vardır,
orada doğmazsın sadece,
oradan hiç çıkamazsın.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...