08 Şubat 2026

BENİM AMSYAM

Amasya’yı
harflerle değil
isimlerle yazmak gerekir.
Çünkü bu kentte
taşlar kadar
insanlar da kalıcıdır.

Maydanozun Aziz amca
sabahın erken saatinde
tezgâhını açarken
sadece yeşillik dizmez önüne,
bir ömrü yayar kaldırıma.
Meyhaneci Selim Süer
akşamı bilir,
hangi kadehin
hangi suskunluğa iyi geleceğini.
Müdür Yılmaz abi 
suyun sabrını öğretir insana,
Saatçi Hafız
zamanın aslında
kimseye yetişmediğini.
Tornacı Yervand usta
demire eğilirken
yılların sesini çıkarır ortaya.
Fanilacı Gülizar abla
soğuğu tanır,
insan bedeninden önce
hayatı sarar.
Toptancı Taşdemir kardeşler
yük taşır sırtlarında,
sadece mal değil
memleket taşırlar.
Matbaacı Nimet abla
harfleri dizerken
hatırayı da hizalar,
Fotoğrafçı Mustafa abi
bir kareye
yarım asır sığdırır.

Efsane müdür Şerafettin Erdem
bir kuşağın hafızasında
disiplinle merhameti
aynı cümlede bırakır.
Camcı Rasim
kırılganlığı bilir,
Bilgili ailesi
adı gibi
kentin aklında yer eder.
Kitapçı sülalesi
sayfalar arasında
Amasya’yı çoğaltır.

Evimizin alt bitişiğinde
Vakıf Han durur.
Taşında geçmiş,
kapısında bekleyiş vardır.
Kahvehanesini, otelini
İbrahim Acar işletir;
bir çayın buharında
kaç hikâye dinlenmiştir kim bilir.
Selağzı’nın çarşı esnafı
ayrı bir destandır:
Foto Abdullah
ışığı tanır,
oyuncakçı Şaban Ergün
çocukluğun nabzını tutar.
Canti esnaf Kemal Petriç
teşhir vitrininde
Nacar sergiler.
Rıfat Şekerci
tatlıyla barıştırır insanı.
Kasap Şükrü,
kasap Doğan,
kasap Ünal ağabey
bıçağı değil
adaleti keskin tutar.
Balıkçı Rıfkı
Yeşilırmak’la konuşur,
manav Adil Cebeci
mevsimi ezbere bilir.
Haldun abi
bir cümleyle
bir akşamı toparlar.
Nabi abi daima takım elbiseli, Vakko kravatlı...
Yazıcılar klanının piri Cafer Ağa
esnafın hafızasıdır.
Tandırcı Şuayip
ateşi tanır,
sabırla yoğurur ekmeği.

Bütün bu isimler
bir kenttir aslında.
Amasya
onların omzunda durur.
Irmak kıyısında,
parklarında,
dağlarında, taşlarında
bu sesler yankılanır.
Bu şehir
aysberg gibidir.
Görünen yüzü vakur,
alçak gönüllü.
Ama altında
haset de vardır,
ihtiras da.
Başarının hikâyesinde
defolar arar,
iftiraya kulp takmayı
marifet sayar bazen.

Yine de
Amasya’yı sevmek
bütün bunları bilerek sevmektir.
Çünkü bu kent
kusursuz değildir
ama sahicidir.
Ve ben
bu isimleri yazarak
kendimi yazıyorum aslında.
Çünkü insan
kentiyle birlikte yaşlanır,
kentiyle hatırlar.
Amasya
bir fotoğraf değil,
bir albümdür.
Sayfa sayfa
isim isim.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...