Tüm dostlara bir merhaba düşer bu satırlardan,
yüksek sesle değil,
bir kapı eşiğinden içeri girer gibi.
Zaman ağır yürür artık,
insan yaş aldıkça
günler acele etmeyi bırakır.
Dostluklar seçilir,
kelimeler tartılır,
her söz mizan terazisinde
bir an durur.
Evler dar gelmez,
dünya geniştir ama uzakta.
Bir pencere yeter bazen,
bir ekran,
bir fotoğraf…
İnsan memleketini
en çok oturduğu yerden özler.
İşte bu yüzden
bir araya geldik.
Bir isim etrafında,
bir kentin kalbinde: Amasya.
Irmak akar hâlâ,
kale aynı sessizlikle bakar ovaya.
Evler yan yana durur,
fotoğraflar birbirine yaslanır.
Bir kenti anlatmak
onu tüketmek değildir,
aksine
hafızasını diri tutmaktır.
Kısa zamanda çoğaldık,
sayılardan değil,
niyetten söz ediyorum.
Çünkü bazı kalabalıklar
sessizliği bozmaz.
Bir fotoğraf koyduk ortaya,
altına memleket düştü.
Eksikler var elbette,
her arşiv biraz yarımdır.
Amasya bir İstanbul değildir,
olmak zorunda da değil.
Başı bellidir,
sonu bellidir.
Dön dolaş Selağzı’na
çıkar yollar,
orada durur insan,
bir an kendine bakar.
Irmak boyu evlerinden
yorulduk mu?
Belki.
Ama her bakış
aynı değildir.
Bir fotoğraf
başka bir gözü bekler bazen.
Biz de elde olanı
incitmeden kullandık.
Ne fazlasına heves ettik
ne yokluğu inkâr ettik.
Sadece olanı sevdik.
Bugün beş yıllık bir mizan çıkarıyoruz.
Kazancımız para değil,
hatıradır.
Zarar hanesinde yalnızca
unuttuklarımız var.
Yola devam diyoruz.
Sükûnetle,
ısrarla,
bıkmadan.
Güzel günler elbet gelir.
Ama gelmese bile
biz bu kenti
fotoğraflarla ayakta tutarız.
İyi ki Amasya var.
İyi ki bakmayı bilen gözler var.
İyi ki yol hâlâ bitmedi.
Öyleyse bir kez daha
merhabalar AMASYA.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder