21 Şubat 2026

MECNUN’DAN NAĞMELER

Sabahı bir şarkıyla açarım,
geceyi yarım kalan bir makamla kapatırım.
Zaman, kulaklarımda ağır ağır çözülür,
saatler değil notalar eskir üzerimde.

Bir ses dokunur içime,
adı bilinmez, tonu tanıdıktır.
Kimi zaman bir nihâvend sızlar,
kimi zaman hüzzamdan düşer 
bir akşam.
Her beste,
kalbimin gizli yerine denk gelir
hiç şaşmadan.

Gözlerim,
bir güftenin kıyısında durup durup nemlenir.
Kimse görmez,
çünkü bu ağlayış gürültüsüzdür.
İçimde bir mecnun dolaşır,
çölde değil
hatıralarımın dar sokaklarında.

Azı karar derler,
ama gönül bilmez ölçüyü.
Bir şarkı yetmez,
bir kadeh yetmez,
bir sevda hiç yetmez bana.
Hep biraz daha,
ta ki dibi görünene kadar.
Aşkı da böyle yaşadım,
yalnızlığı da.
Siyaseti, dostluğu,
hatta susmayı bile
abartarak.

Bana “kendine gel” diyenler oldu,
duymadım.
Çünkü o sırada
bir keman çekiyordu içimi
en ince yerinden.
Şimdi anlıyorum,
kurtuluşum yokmuş zaten.
Ruhum en başından
bu nağmelere ayarlıymış.
Adım değilse bile kaderim
mecnunmuş.

Kalan ömrümü
bir uzun şarkı gibi yaşayacağım:
nakaratında hüzün,
arasız bir sızı,
sonunda
yavaşça susan bir kalp.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

YAŞASIN SANAT

Ülke ağır bir sisin içinde, sokaklar yorgun, kelimeler küskün. Gelecek denilen şey takvim yapraklarına sıkışmış gibi. Sandık kurulur, umut k...