MERZİFON KARASI
Elimde sazım
Anıt meydandayım.
Tabii mendil de açtım önüme
Para için değil canım
Belki tanıyan olur, gül atan olur!
Ben gülün her rengini çok severim
Elbette dikeni de olsun
Aynen insanlar gibi.
Gerisi kolay, yoldaşlık yaparsın ömür boyu.
Ancak çalacağım türkü dilimde, yüreğimde
Sazımın telinde
Merak etmeyin, bizim ellerden
Âşık demiş ki,
"Felek Şad Olacak Günün Görmedim
Garip Gönlüm Bir Efkâra Düşürdün
El Uzatıp Gonca Gülün Dermedim
Bülbül Gibi İntizara Düşürdün..."
Ne dertli durum,
ne hüzünlüdür feleğin neşeli gününü beklemek.
Oysa burası Türkiye
Memlekette zengin az, yoksul çok
Hak hukuk adalet dağa kaçmış
Vicdanların anahtarını kaynatıp develere içirmişler.
Ahlâk ise utancından politikacının apış arasına saklanmış.
Vay köse sakalım vay!
Selağzı'ndayım, şairler ocağındayım
Türküler sustu dertler coştu
Zaten buralarda âşık olmanın lüzumu yok
Durgun akan ırmak herkesi duygusal yapar.
Hassastır bu toprakların insanı
Hemşerim diye söylemiyorum,
genlerinde bir kuple Ferhat ile bir kuple Lokman Hekim kromozonları vardır...
Önce âşık olur dağları deler,
sonra yürekler yaralanır
Hekimbaşı'nın peşine düşer.
Yine de bu memlekette
neşelidir hayat.
Acılı nağmeler yorar insanları, kilo kilo elmaları duyunca da iki tek atmanın yolunu arar ama Kulüp kapalı...
Zaten içki de pahalı, tutar evin yolunu...
Elde yüz gram tuzlu leblebi ile şarapların en kralı
Merzifon Karası'ndan!
Macit CÜNÜNOĞLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder