06 Ocak 2026

KIBRIS'A YOLCULUK



"Maduro'' operasyonunu tarihsel perspektiften değerlendirmek gerekirse derslerle dolu. 
Yalnız kıta Amerika'sı açısından değil dünya ölçeğinde.
Tabii senaryonun baş rol oyuncusu ABD olunca Trump denilen süper manyak da gezegenin şerifliğine soyunur.
Ve maceramız da burda başlar, sahne kurulur, perde açılır.
Öncelikle Orta Doğu'da sadık çomarı Netanyahu'yu yoksul Filistin halkı üzerine saldırtır...
Tabii gerekçe hazır; 
HAMAS adlı pislik örgüt bölgeye huzur vermez, sürekli arıza sürekli yamukluk...
Sen misin Kutsal Kenan topraklarına bomba atmayı oyuncak sanan...
Zaten körün aradığı bir göz, İran destekli HAMAS'ın elinde iki göz...
Bu fırsatı kaçırır mı çılgın Amerikalı ve İsrailli köpeği...
Binerler Gazze'nin tepesine, taş taş üzerinde bırakmamacasına.
Soykırımın 21. yüzyıl versiyonu bölgeye acımasızca, hunharca barbarca uygulanır.
Sonrada gelsin Nobel Barış Ödülü!
Öperim sizi, halis operasyon çocukları!

Gelelim bizim oralara, Kıbrıs'a.
Adada bir zamanlar hayat huzurlu ve sakin.
Ta ki 6-7 olaylarına kadar, peşinden 63-64 bunalımı...
Netice de sene 67, Albaylar Cuntası komşuda darbe sonucu iş başında.
Adanın tadı kaçmış, Cumhurbaşkanı Makarios hop oturup hop kalkıyor.
Ve Nikos Sampson adlı bir faşist, arkasında EOKA, Megali İdea'cı bir örgüt.
Saldırıyorlar Kıbrıslı Türklerin yaşadığı bölgelere...
Adada düzen bozulmuş, ırkçı esiyor rüzgârlar...
Bu durumda Cumhurbaşkanı papaz da atlıyor uçağa...
Ver elini Moskova.
Ancak Kıbrıs yalnız değil, sırtını üç garantör devlete yaslamış.
Türkiye, Yunanistan ile İngiltere.
Türkiye'de çiçeği burnunda hükümet, başbakan romantik şair Bülent Ecevit.
Adanın geleceğinden endişelenen T.C. kararını anında veriyor: 20 Temmuz 1974 günü adaya çıkartma yapılacak ve ada faşist unsurlardan temizlenip barış yolu inşaa edilecek.
Oh ne alâ, her şey yolunda!
''Ayşe tatilde'' harekâtı dört dörtlük, tabii ki kesin başarı...
Sampson iti kaçacak delik arıyor, Atina'da Albaylar Cuntası devrilmiş...
Komşuda demokrasi iklimi tekrar hakim...
Ülkemizde de şair Başbakan ''Karaoğlan'' mertebesine terfi etmiş, artık dağ taş Orta Asyalı Karaoğlan, var mı O'na yan bakan?
Ve Batılılar ayakta alkışlıyor, barışın en büyük kahramanı...
Faşizmin düşmanı, demokrasi havarisi, hümanist Ecevit mavi gömleğiyle modanın öncüsü, bir elinde güvercin bir elinde kasket, dünya halklarını selâmlıyor.

Derken efendim, masal bu ya;
Günlerden 14 Ağustos, ilk harekâttan 25 gün sonra...
Çelebi, aklı selim Başbakan yerinde duramıyor, dünya ölçeğindeki övgüler koltuklarını fazlasıyla kabartmış ve şahinlik yolunda hızla yükselişe geçmiş...
Öyleyse bas gaza Karaoğlan, kim tutar seni?
Operasyonun adı: Atilla...
Ver elini Kıbrıs, adanın yüzde 37'si bizde, ve büyük göç dalgası devrede:
200 bin Rum kuzeyden güneye, 50 bin Türk güneyden kuzeye...
Sonra ne mi oldu?
Başta Birleşmiş Milletler ayağa kalktı...
Sebep belli, çok aşikâr: 
''İŞGALCİ TÜRKİYE''...
Avrupa da koroya katıldı, peşinden ambargolar...
Uçaklar piste çakıldı, gerekçe lastik yok!
Ve zavallı ülkemiz artık yalnız, makus talihimiz belirlendi, o gün bu gündür de başımıza ne belâ geldiyse bilin ki baş müsebbibi Kıbrıs hadisesidir...
Dost acı söyler, birinci derece tanıklarım da Kıbrıs kararında imzaları olan hala oğlum Erol Çevikçe ile Önder Sav'dır...
Lütfen onlarda ortaya çıksınlar, tanrı sağlık versin, hayattayken iki satır yazsınlar...
Ama popülist makamında değil, hakikatin zirve yapacağı realizm makamında.
Evet, benden bu günlük bu kadar.
Yeni tarihi gerçekler muhabbeti açıncaya kadar...
Barışla sevgiyle kalın...
Ama kavga etmeyi unutmadan hoşça kalın.


Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...