Amasya Gazeteciler Cemiyeti dün düzenlediği bir törenle Amasya'nın enlerine ödül verdiler.
Alan razı veren razı, elbette söyleyecek bir sözüm yok.
Ancak ''ENLERİ' ne demek?
Ben alanında number one olanları anladım, nitekim
ödül alanlara baktığımda il bazında tanınmış kişiler.
Hepsine eyvallah!
Aslında bu topa girmeyecektim de bir hadise canımı sıktı.
O da törene canım kardeşim Mehmet Menekşe'yi davet etmemişler.
Bilenler bilir, değerli Menekşe Cumhuriyet gazetesinin il temsilcisidir.
Ne güzel, O'nun sayesinde memleket haberlerini ulusal basında okuyoruz.
Lâkin bir takım makamlarca üzeri çizilip kırmızı kart görmüş.
Normaldir, zaten ''doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'' demiş atalarımız.
O nedenle de güzel insan, doğru insan aynı zamanda sosyolog Mehmet Menekşe bu tür organizasyonların istenmeyen adamı ilân edilebilir.
Ondan sonra da gazeteci müsveddeleri iri cümlelerle birlik beraberlik mesajları verir.
Aynen reisimizin uçağına binen zevat gibi.
N'olacak, hepsi birer medya maymunu...
Yerli yersiz öten bu kadro aslında halis Amasyalı, yerli malı.
Neyse efendim, geçelim olayın bir başka boyutuna.
Hatırlayanlar çıkacaktır, bir tarihte İstanbul'da ''Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'' kurulmuştu, yıl: 1994.
Onursal başkanı Fethullah Efendi...
Daha Fetölüğe terfii etmemiş, ülkenin gülü cemaatlerin uhrevi lideri!
Kurduğu vakıf bol keseden ödül dağıtan cinsten, ödül alanları buraya yazmaya kalksam ne sayfalar yeter, ne onlarca defter.
Memleket büyükleri ile tüm yazar-çizer sanat camiası sıraya girer.
Hele bazı kişiler var ki çok yakından tanıdığım için isimlerini zikretmekten hicap duyarım.
Ama maalesef ülke gerçeği bu minvalde, iktidarların kıç yalayıcısı çok olur...
Evet, tekrar dönelim mi Amasya'ya, ödül törenine.
Elbette ödül alan değerli hemşerilerimi ismen de olsa çoğunu tanırım.
Aldıkları ödüllerden dolayı gururlandığımı da açık açık ifade ederim.
Ancak Mehmet Menekşe'nin katılmadığı bir organizasyona ben olsam katılmam, verdikleri ödülü de almam.
Çünkü sevgili Menekşe bir çiçek değil, doğru haberin peşinde koşan gerçek bir basın emekçisi...
O'nun olmadığı yerde verilen ödül dostun attığı güle benzeyen taşdır...
Ve benim içim acır, aklıma Uğur Mumucular, Metin Göktepeler gelir...
Lanet okurum verdikleri ödüle, bir kez değil bin kere.
Macit CÜNÜNOĞLU
Not: Lütfen altta paylaştığım gazete sayfasına iyi bakın,
yazımda anlatmaya çalıştığım hikâyenin özeti gibi...
Ne dersiniz değerli dostlar, saygıyla.
11 Ocak 2026
AMASYA'NIN ENLERİ!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TARİHİN İZİNDEN
Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...
-
Üç Silahşör ve bir Melek Çok uzaklardan Evrim'in sesi geliyor. Uğur ile Mehmet Ali'nin kızı. Kanada'da yaşıyor. Ve kanlı 12 ...
-
Şeref Gülsün Büyük sanatçılar vardır, çevreleri dışında tanınmazlar. Emekçilerdir, vitrin malzemesi olmazlar. N...
-
Mehmet Ali'yi de yitirdik. Yiğit dostum benim. Önce Yüksel, şimdi de O. İnşaat Yüksek Teknikeri ve sendikacıydı. Fakat ömrünü işçi s...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder