15 Ocak 2026

YARIM KALAN GÖKYÜZÜ



Hüzünlü bir ayrılığın
yükü ağırdır Amasya’da.
Dağlar bilir bunu,
kayalara yaslanan evler,
yüzyıllardır susarak taşır vedaları.

Bazen kelimeler,
Yeşilırmak’ın geceye fısıldadığı gibi sessizdir, ama derindir.
Kalbimdeki buğulu hisler,
Kale'nin gölgesinde
zamana karışır.

Yarım kaldı gökyüzü.
Bir vedanın ağırlığı çöktü omuzlarıma;
Yalıboyu sustu, lambalar ışığını kıstı, şehir iç çekti.

Gidişin tarih kitabının ortasından, en kıymetli sayfanın koparılması gibiydi.
Ne yazan geri dönebildi,
ne okuyan tamamlayabildi.

Eşyalar yerli yerinde duruyor hâlâ, ahşap evlerin içi hatıra kokuyor.
Masadaki kadehlerin izi taze, ama kapı önündeki o tanıdık adım sesi, artık sadece taş sokakların hafızasında.

Gözlerinde bıraktım ben kendimi ırmak kıyısındaki son dönemeçte.
Dönüp bakamadın.
Şimdi hangi rüzgâr siler bu izi?
Ferhat tepesinden esen
rüzgâr içimdeki sessiz çığlığı yok eder mi?

Gitmek mi zordu,
yoksa bu şehirde kalıp
her gün biraz daha eksilmek mi?
Bunu ne sen bildin,
ne de ben çözebildim.
Koca bir ömre
sadece bir “hoşça kal” sığdı.
Amasya’ya ise bir vedayı daha emanet ettin;
gökyüzü yine yarım kaldı.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...