20 Ocak 2026

KOBRALAR(!)

Amasya'nın kaybolan değerlerinin başında Musiki Cemiyeti geliyordu. 
Bu konudaki görüşlerimi de sayfamızda açık seçik yazdım. 
Lâkin mevzunun asıl muhataplarından bugüne kadar bir ses çıkmadı.
Oysa gönül isterdi ki, en azından son yöneticileri bir kaç kelâm etsin.
Tık yok!
Belki tenezzül etmediler, belki de böylesi sosyal mecra paltformlarını ciddiye almadılar.
Her neyse, sebep ne olursa olsun, canları sağ olsun.
Gelelim bugün değineceğim asıl meseleye.
O da Amasyaspor'un dayanılmaz hâlleri.
1967 kuruluş yıllarını gayet iyi hatırlıyorum.
Hatta 3. Lig'deki ilk maçını Malatyasporla yapmış, 
2-0'da galip gelmişti.
O tarihlerde rahmetli ağabeyim Adnan Cününoğlu Türk Haberler Ajansı (THA) Amasya temsilcisi.
Onun adına misafir takım koçu Mikro Mustafa ile Şehir Oteli'nde röportaj yaptım.
Ve o devirlerde başlayan Amasyaspor macerası nereden nereye geldi.
Hacıyatmaz gibi düştü kalktı, bir türlü asansör takım olmaktan kurtulamadı.
Kader utansın diyeceğim ama böylesi iniş çıkışların bilimsel sebepleri var.
Başta popülizm hastalığı, 3. Lig'de olsa maçlar Çolağın Bağı'nda oynanmıyor...
Amatörlük sizlere ömür, tedavülden kalkalı asırlar olmuş!
Artık her şey para, her şey profesyonelce.
Kamyon arkasında deplasmana giden futbolcu cilalı taş devrinde kaldı!
Şimdi yeşil zamanı (DOLAR), bastırdı mı parayı her yer ''Yeşil Amasya''...
Peki, buna güç kuvvet yeter mi?
Kentin eti budu belli, şehirde fabrika hak getire, bacasız sanayi de tık yok, bağlar bahçeler yandı bitti keten helva modunda...
Sponsor olsun devlet, belediye...
Ancak nereye kadar?

Bu arada ekstra bir konuya daha değineceğim.
Takımımızın sıfatı ''Kobralar''...
Sahi böylesi iğrenç lakabı kim buldu?
Erkek işi olduğu belli, eril böbürlenip sokmalar!
Oysa ne yakışırdı ''Misketler'.
Ankara'nın misket havası, Amasya'nın mis kokulu elması.
Valla ben ''Kobralar'' yakıştırmasını hiç sevmedim, sevemedim.
Hatta Merzfon eşekleri denseydi daha şık olurdu, en azından buralıydı!
 
Neyse, son söz olarak; biliyorsunuz takımın başına ''Kayyum'' atandı.
Yahu bu kayyum işi ne moda oldu.
İktidarda sevdi bu numarayı...
Sevmediği, işine gelmediği belediye veya özel sektör  fark etmez; her türlü kurum veya kuruluşa basıyor kayyum soslu zokayı...
Ohhh, afiyet olsun!
Fakat bizim gibi düşük bütçeli illerde profosyonel spor dallarında iddialı olmak için takım beslemek halka verilecek en büyük cezadır.
Elbette verirsen coşkuyu gazı alçak sürünmeyle kobraların bir süre daha yaşar...
Aç kalınca da halkın kıçına kaçar!

Benden söylemesi, tez zamanda vazgeçin profesyonel zihniyetten, İzmir Altınordu Kulübü'nü örnek alın...
Çevik-Zeki-Ahlâklı sporcular yetiştirin her dalda...
Yoksa palavradan daha çok bağırır bu millet:
''Şampiyon Kobralar'' geliyor diye!
Eğer bu yoldaysanız herkese hayırlı işler...
Bana müsaade, hakikatin kendisiyle randevum var...
Sen de buyur sevindik başkan, belki iki tek atıp kentin yarınlarını konuşuruz...
Diyorsun ki su kalmadı, alarm veriyor.
Boşver şampiyonluk hayâlinden, kobralarına su taşımayı öğret...
Bak nasıl memnun olacaktır halk, yedi ceddine dua edecektir milleti susuz bırakmadığın için...
Haydi göreyim seni!

Macit CÜNÜNOĞLU








Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...