Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti" dün başkanını kaptırdı.
Hem de karısıyla birlikte.
Dünyada böyle bir olay ne duyuldu ne görüldü, ilk kez yaşanıyor.
ABD denilen ''haydut'' bir ülkenin başkanı askerlerine diyor ki; ''Gidin şu ülkeyi basın, devlet başkanını karısıyla birlikte derdest edip bana getirin.''
Ve emir çok süratli bir şekilde uygulanıyor.
Sen sağ ben selamet, onlar çıkmış muradına, biz çıkalım kerevetine!
Maduro'ya yeni hayatında başarılar dilerim.
Fakat bir de Bolivar faktörü var.
Devlete adını veren.
Peki, Bolivar kim?
19. yüzyılda başta Venezuela olmak üzere Latin Amerika'nın efsanevi bağımsızlık savaşçısı general.
İspanyol sömürgeciliğine hayır diyen ve bu uğurda Latin halklarına önderlik eden
Simon Bolivar...
Bu olaydan sonra tahminimce mezarında ters dönmüştür!
Boş verin Amerika'nın gücünü kuvvetini; bir halk düşmanına nasıl teslim eder liderini?
Demek ki işin içinde iş var.
Bence Coniler kaleyi içten fethetmiş.
Geriye de 'Saraydan kız kaçırma' operası eşliğinde paketleme faslı kalmış ki, kesin başarı!
Fakat biz bu filmi daha önce görmüştük.
Romanya'da Çavuşesku ile karısı dünyanın gözleri önünde kurşuna dizilmişlerdi.
Ha keza, Saddam fare deliğinde yakalanıp idam sehpasını boylamıştı.
Ya Kaddafi, aman tanrım ne feci ölüm...
Halkı tarafından paramparça edilmişti.
Tabii tüm bu ürkütücü görüntüler CIA denilen aşağılık örgüt tarafından dünyaya servis edildi...
Çünkü insanlık ölmüş, sözün bittiği noktaya gelinmişti.
Ve sahneye Trump denilen psikopat bir varlık çıktı.
Genlerinde Hitler kromozonu, damarlarında çakalların sırtlanların kanı dolaşan.
Azgın mı azgın, kafesinde durmasını bilmeyen...
Âdeta kuduz köpek gibi önüne gelene saldıran...
Kâh komşularına, kâh Orta Doğu'ya...
İşin ilginç yanı, bir de seveni çok...
Pek çoğu dostluk seviyesinde.
Hani derler ya; ''Arkadaşını söyle bana, kim olduğunu söyleyeyim sana''...
Hâlbuki aklı başında bir ülke yöneticisi demeli ki, ''Ne Arabın yüzü ne Şam'ın şekeri.''
Ama nerdeee?
İnsanlık onuru yerde
F-35''ler Maduro'nun tepesinde
S-400'ler sarayın bahçesinde!
Son söz olarak efendim:
Maduro hazretleri ve sevgili eşine geçmiş olsun...
Halkın iradesi üzerinde tepindiği günlere selâm olsun...
Ayrıca, ülkemizi ziyaret ettiğinde dost olduğu Nusret abi de üzüntülerini iletti,
tez zamanda özgürlüğüne kavuşup yeni yerinde beklediğini söyledi.
Ne hesap ödemişti ama?
İşte böyle çıkar acısı, halkını yoksulluğa mahkûm eden despotların kıç yalayıcısı...
Otur bakalım Trump'ın kucağına, sana Latin Amerika masalları anlatsın.
Tamam mı koçum, artık seni tanrı Manitu korusun!
Macit CÜNÜNOĞLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder