31 Ocak 2026

YİNE GÜNEŞ BATTI



Yine güneş battı,
akşamın gölgesi uzadı duvarlarda,
saatler ağırlaştı,
kelimeler içime doğru yürüdü.
Bir şehrin ışıkları yanarken
ben kendi karanlığıma lamba aradım.

Radyo Alaturka açık.
Bir ses,
eski bir tanıdık gibi dokunuyor ruhuma.
Hüzzam başlıyor önce,
yara yerini yoklar gibi.
Ardından nihavent,
biraz umut serpiyor küllere.
Hicaz ise
“unutma” diyor,
“hiçbir şey bitmez, sadece şekil değiştirir.”
Bu hayatın gizli bir ahengi var,
herkese görünmez.
Bazıları duyar,
bazıları sadece gürültü sanır.
Ben duyanlardanım,
ondandır bu içimdeki telaş.

Serseriyim biraz, kabul.
Yolumu kendim seçtim,
haritalara küserek yürüdüm.
Doğru yanlış hesaplamadım çoğu zaman,
kalbim ne diyorsa
oradan devam ettim.
Bazen kaybettim,
bazen kazandım,
ama hiç yarım yaşamadım.

Şikâyet etmiyorum.
İnsanız neticede,
yanılırız, severiz, kırılırız.
Büyük günahlarım yok Tanrı katında,
küçük itiraflarım var sadece,
geceye bırakılmış.

Yarınlar mı?
Kim bilir…
Ben de bilmiyorum.
Cemal Süreya’nın dediği gibi,
“üstü sende kalsın Tanrım.”
Zaten geldik gidiyoruz,
bir solukluk misafirlik bu dünya.
Kulağıma okunan ezanla başlamışım hayata,
aynı sesle hatırlıyorum çocukluğumu.

Dar sokaklar,
sert kavgalar,
büyük sevdalar…
Hepsi aynı cebimde taşındı yıllarca.
Mahpus damlarında yattım bazen,
soğuk duvarlara sırtımı verdim.
Pişmanlık mı?
Hayır.
Onlar benim onur belgelerimdir,
hafızamda mühürlü durur.
Geçmişime saygı duydum,
geleceğe hep umutla baktım.

Canım yandığında ağladım,
gözyaşımı saklamadım kimseden.
Düğünlerde çiftetelli oynadım,
tangoda ağır adımlar attım.

Halayı beceremedim,
zurnayla aram hiç olmadı zaten.
Belki peşrev yoktu içinde,
belki ben fazla sustum ritmine.

Şimdi yine akşam.
Güneş çoktan çekildi sahneden.
Şehir susmuyor ama
ben biraz sessizim.
Bir şarkı daha başlıyor radyoda,
eski bir aşk gibi,
adını koyamadığım.
Hüzünlendim yine.
Ama bu hüzün tanıdık,
evimde gibi.
Işığı kısıyorum,
hayata göz kırpıyorum.
İyi akşamlar ey hayat,
beni ben yapan bütün hatıralarımla...
Can dostlarımla, umut dolu yarınlarla.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...