24 Ocak 2026

"GELDİK GİDİYORUZ" DERKEN...

Ama “Geldik gidiyoruz” demeyeceğim,
daha yapacak çok işim var.
Topu topu
üç çeyrek yüzyıl yaşadım,
aceleye ne gerek var.

Önce torunlarımın
düğün halaylarını göreceğim,
sonra bir partinin 
tarihe gömülüşüne tanık olacağım.

Diyeceksiniz ki
“Hayâl görme.”
Haklısınız,
hayâl görmek bedava zaten.
Bırakın da
düşlerimde nefes alayım,
çünkü gerçeğin
boğazıma dolan tozundan
hiçbir şey anlamadım.

Ömrüm boyunca
basit hayatların
nasıl zorlaştırıldığını izledim.
Çocuklar hatırına sürdürülen
mutsuz evlilikler,
aşksız, sevdasız, tutkusuz
ömrünü törpüleyen insanlar…

Herkes
bir makinenin dişlisi,
aynı çark,
aynı gıcırtı.
Bu ne arkadaş?
Oysa dışarıda
kocaman bir dünya var.
Rengârenk çiçekler,
pamuk eller,
yeşil gözler,
cilveli bakışlar,
şuh kahkahalar…
Bir de mihrap yerindeyse
yemede yanında yat.

Sanat var meselâ.
insanı insan yapan o sihirli formül.
Tuval ol,
gönlün gökkuşağıyla dolsun.
Piyano ol,
tuşlarında kediler gezsin,
konçertolara ilham olsun.
Hamlet ol,
sahneye çık,
herkes hayran kalsın.
Hiçbir şey olamıyorsan
futbolcu ol,
insanlık seni ayakta alkışlasın.

Gördünüz mü,
hayat aslında
bu kadar basit.
Ama…
bir de siyaset gibi
kötü alışkanlıkların tutkunuysan,
ne yersen ye,
ruhen ölmüşsündür.

Bağışlayın
üst perdeden konuşuyorum,
ama tecrübeyle sabit:
Yıllardır izlerim parlamentoyu,
bir şiir duymadım kürsüden,
bir bağlama sesi de.
Varsa yoksa
kameraya bakıp
türkü söylemek:
“Tiridine tiridine bandım,
bedava mı sandın,
para verip aldım…”

Belki de haklılar,
milletvekili olmak
öyle kolay iş değil.
Marifet yetmez,
kimliğin sıkı olacak,
liderinle
dirsek temasın hissedilecek.
Kafa-kol ilişkilerini
söylememe gerek yok sanırım.
Gerisi kolay.
Tiridine de banarsın,
yarınların dibine de koyarsın.

Sonra çıkarsın meydanlara:
“Yandan Halimem yandan,
severim seni candan…”
İbo’yu da örgütlediysen
patlatırsın “Yalan yalanı”.
Halk coşar,
sen de coşarsın.
Yalanın bini bir para,
sandıkta
yüzde elli iki.
Finalde ne mi yaparsın?
Çek bir SİHA,
alçaktan uçsun.
Çek bir TOGG,
fakirin sofrasına konacak diye
dünyaya haykırırsın.

Ama ben…
“Geldik gidiyoruz” demeyeceğim.
Henüz
söylenecek çok sözüm,
yaşanacak çok düşüm var.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...