20 Ocak 2026

AMASYA MUSİKİ CEMİYETİ

Bugün yazacağım mevzuya kafadan gireceğim. 
Hemde ''Bilal''e anlatır gibi!
Yahu koca Amasya'da Musiki Cemiyeti'nin başını sokacağı bir yer yok mu?
Kapısı kilitlendi diyeceğim ama kilitlenecek kapısı da yok.
Sadece hafızalarda yaşıyor, o da bir döneme kadar.
Ya sonra?
Elbette unutulacak ve yüz kûsurluk zenginlik, birikim 
heder olup tarihin çöplüğüne gidecek.
Sizleri bilmem ama benim gönlüm el vermiyor.
Ayrıca değerli hemşerilerimin de bu denli vefasız olabileceğini düşünemiyorum.
Çünkü bir kez daha belirtmek gereği duyuyorum, cemiyetimiz 1913 doğumlu.
Kurucusu Giriftzen Asım Bey.
Adı ansiklopedilerin, müzik tarihimizin şeref köşesinde.
Ve Anadolu'da bir ilk, kendisinden sonra kurulan cemiyetlere rol model.
Eee, daha ne istersin kardeşim?
İnsafsızca yaşayan bir organizmanın fişini çek, bitkisel hayata sürükle.
Hangi akla hangi vicdana sığar.
Vallahi de billahi de benim aklım almıyor.
Ya sizin?

Öyleyse bir kez düşünüp elbirliğiyle aldığımız infaz kararını gözden geçirelim...
Ve cemiyetimizi terk ettiğimiz kör kuyulardan çıkartıp ilk yardım müdahalesi yapılmasına imkân sağlayalım...
Ki koma hâlinden çıksın.
Yoksa sizlere ömür, sen sağ ben selamet.
Hep beraber kına yakarız müsait bir yerde!

Öyleyse gelelim kısa yaşam öyküsüne, konsültasyon sonuçlarına:
Bir dönem cemiyet için Öğretmenevi denendi, kötü kiracı muamelesi görüp şutlandı.
Sanatsever bir hemşerimizin konağına sığınıldı, o da bir yere kadar, derken Hamdi Apaydın dostumuzun ikametgâhı cenaze namazının kılındığı son nokta oldu.
Daha doğrusu efsanevi cemiyetimizin final sahnesi hazin bir kapanışla son buldu.
Ah kalbim, inanın dayanamıyorum.
Tabii musikişinası bu kadar bol memleketime yakıştıramıyorum.

Çünkü dört dörtlük ''Şef'' var, şef deyip geçmeyin.
Koronun, saz heyetinin kurmay subayı, komutanıdır.
Ritim saz gibi sazendeleri hanendeleri alıp götürür müziğin eşsiz dünyasına...
Dinleyiciler artık cennettedir.
Peki, kim bu şef?
Elbette Mücella Payaslı, rahmetli üstadımız Kutlu ağabeyimizin kızı.
Genlerinde notalar, yüreğinde nihaventler, hicazlar, hüzzamlar...
Bir de Hisar Buselik makamına girerse:

''Dök zülfünü meydane gel
  Sür atını ferzana gel
  Al daireni hengama gel...''

Of ulan offf!
Çok yakında Amasya'dayım.
Derdim Musiki Cemiyeti'ni kilitlendiği sandıktan çıkartıp gün ışığına kavuşturmak.
İsteyenin yüzü kara, vermeyenin ki kapkara.
Çıkarım valinin huzuruna:
Derim ki ''öğretmen ordusu batak, anastra oynadığı masalardan kalksın artık, ayrıca bıkmadılar mı? 
Haftaym vakti geldi, Amasya Musiki Cemiyeti uzunca bir süre çökecek Öğretmenevi'nin salonuna...
Ne diyorsun Usta?''

Madem Şehir Kulübü'nü kurban verdik...
Musiki Cemiyeti'miz yaşasın sonsuza kadar.
Tamam mı değerli Amasyalılar...
''14 Şubat Sevgililer Günü''nde ordayım, selağzındayım...
Bu kez udumla geleceğim, en güzel aşk şarkılarını platonik aşklarım için söyleyeceğim...
Tabii Amasyalı güzeller, kim bilir şimdi ne hâldeler?
Evet, görüşmek buluşmak umuduyla hoşça kalın, sevgiyle kalın değerli dostlar

Macit CÜNÜNOĞLU






 




Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...