Lâf aramızda Amasya'nın karlar altındaki hâli de çok güzel.
Mübârek kente dört mevsim hakikaten yakışıyor.
Keşke bu kış günü memlekette olsaydım.
Galip ustadan bir kaç çörek almışım, Çakallar'da her hangi bir adreste semaverin yanı başındayım...
İnce belli bardağımda tavşan kanı,
semaverin bacasından çıkan meşe kömürünün dumanı...
Gönlümde geçmişin zengin hatıraları...
Sana bir tepeden bakıyorum aziz Amasya...
Bak ben yine geldim.
Karlar altında memleketim, fakat apartmanlar nedeniyle Yeşilırmak'ı göremiyorum.
Ne fena, oysa ırmağımız şehrimizin canıydı ciğeriydi.
Ama büyüklerimizin bir sözü var ya:
''Eskiye rağbet olsa Bit Pazarı'na nur yağar.''
Bir ata sözüne bu kadar mı itibar edilir?
Evet, sevgili hemşerilerim; ''atam izindeyiz'' diyerek çok kısa bir sürede eskiye ait ne varsa, bağ bahçe park okul ev konak sokak mahalle âdeta talan ettiler...
Yerine de modernlik adına çok katlı beton binaları diktiler.
Oysa bir Amasyalı olarak bendeniz kentimizi muhafazakâr bilirdim.
Şöyle ki, toplumun içinde bulunduğu çağın gereklerini göz ardı etmeksizin, geçmişten gelen tarihsel, kültürel ve uygar birikimlerini kaybetmeden, kısaca öz dinamiklerinin değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunarak tavır alan ve yaşayan yaşatılan Amasyalılık ruhu.
Ama heyhat!
Sözde muhafazakâr iktidarlar geniş halk desteğiyle tarihi bir kenti üç beş yılda alt üst ettiler.
Üstelik mücevher değerindeki şehrimizi.
Hay sizin muhafazakârlığınıza...
Bu arada Bit Pazarı söyleminde bulunan
atamızın mezarını bulsam vallahi de billahi de deve dikeni dikeceğim...
Ki cahil kaba saba toplumlara yol gösterdiği için!
Diyeceksiniz ki sorumluluk baştakilerde.
Orada da siz haklısınız, din iman muhafazakâr değerler diye diye iş başına gelirler...
Sonra da güzelim memleketin içine ederler.
Yine de bu kış mevsiminde Amasya'da olmak lâzımdı...
Akrep Nalan'ın sesi kulağımda...
''Karlar düşerken...''
Alçak köprü üzerindeyim, uğrak noktam
Avukatlar Lokali...
Bir dost bulursam memleket meselelerini konuşacağım...
Bilhassa Amasya'nın turizmdeki geldiği noktayı...
Durum patolojik vaka mı yoksa umut var mı?
Öyleyse yakın Kale'nin ışıklarını, kafaların içi aydınlanmıyorsa ortalık biraz aydınlansın!
Macit CÜNÜNOĞLU
05 Ocak 2026
KARLAR YAĞARKEN...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TARİHİN İZİNDEN
Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...
-
Üç Silahşör ve bir Melek Çok uzaklardan Evrim'in sesi geliyor. Uğur ile Mehmet Ali'nin kızı. Kanada'da yaşıyor. Ve kanlı 12 ...
-
Şeref Gülsün Büyük sanatçılar vardır, çevreleri dışında tanınmazlar. Emekçilerdir, vitrin malzemesi olmazlar. N...
-
Mehmet Ali'yi de yitirdik. Yiğit dostum benim. Önce Yüksel, şimdi de O. İnşaat Yüksek Teknikeri ve sendikacıydı. Fakat ömrünü işçi s...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder