05 Ocak 2026

KARLAR YAĞARKEN...

Lâf aramızda Amasya'nın karlar altındaki hâli de çok güzel.
Mübârek kente dört mevsim hakikaten yakışıyor.
Keşke bu kış günü memlekette olsaydım.
Galip ustadan bir kaç çörek almışım, Çakallar'da her hangi bir adreste semaverin yanı başındayım...
İnce belli bardağımda tavşan kanı,
semaverin bacasından çıkan meşe kömürünün dumanı...
Gönlümde geçmişin zengin hatıraları...
Sana bir tepeden bakıyorum aziz Amasya...
Bak ben yine geldim.

Karlar altında memleketim, fakat apartmanlar nedeniyle Yeşilırmak'ı göremiyorum.
Ne fena, oysa ırmağımız şehrimizin canıydı ciğeriydi.
Ama büyüklerimizin bir sözü var ya:
''Eskiye rağbet olsa Bit Pazarı'na nur yağar.''
Bir ata sözüne bu kadar mı itibar edilir?
Evet, sevgili hemşerilerim; ''atam izindeyiz'' diyerek çok kısa bir sürede eskiye ait ne varsa, bağ bahçe park okul ev konak sokak mahalle âdeta talan ettiler...
Yerine de modernlik adına çok katlı beton binaları diktiler.
Oysa bir Amasyalı olarak bendeniz kentimizi muhafazakâr bilirdim.
Şöyle ki, toplumun içinde bulunduğu çağın gereklerini göz ardı etmeksizin, geçmişten gelen tarihsel, kültürel ve uygar birikimlerini kaybetmeden, kısaca öz dinamiklerinin değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunarak tavır alan ve yaşayan yaşatılan Amasyalılık ruhu.
Ama heyhat!
Sözde muhafazakâr iktidarlar geniş halk desteğiyle tarihi bir kenti üç beş yılda alt üst ettiler.
Üstelik mücevher değerindeki şehrimizi.
Hay sizin muhafazakârlığınıza...
Bu arada Bit Pazarı söyleminde bulunan 
atamızın mezarını bulsam vallahi de  billahi de deve dikeni dikeceğim...
Ki cahil kaba saba toplumlara yol gösterdiği için!
Diyeceksiniz ki sorumluluk baştakilerde.
Orada da siz haklısınız, din iman muhafazakâr değerler diye diye iş başına gelirler...
Sonra da güzelim memleketin içine ederler.
Yine de bu kış mevsiminde Amasya'da olmak lâzımdı...
Akrep Nalan'ın sesi kulağımda...
''Karlar düşerken...''
Alçak köprü üzerindeyim, uğrak noktam 
Avukatlar Lokali...
Bir dost bulursam memleket meselelerini konuşacağım...
Bilhassa Amasya'nın turizmdeki geldiği noktayı...
Durum patolojik vaka mı yoksa umut var mı?
Öyleyse  yakın Kale'nin ışıklarını, kafaların içi aydınlanmıyorsa ortalık biraz aydınlansın!

Macit CÜNÜNOĞLU


Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...