Akşam oldu mu sol mememin altındaki cevahir başlıyor kıpırdanmaya...
Sizin de başınıza geliyor mu, bilmem...
Ancak benim hemen hemen her akşam yaşadığım bir durum.
İyi midir kötü müdür, onu da bilmem.
Tek bildiğim cevahirin arzularını yerine getirdiğim zaman ortalık süt liman...
Ruhum zevkten dört köşe, asayiş berkemâl.
Çünkü sahnede Cevher var.
İnanmayacaksınız Hüner'i (Coşkuner) sonsuzluğa uğurladıktan sonra kalbimde büyük bir boşluk oluştu.
Günlerce haftalarca aylarca kendime gelemedim.
Ne zor işmiş aşık olduğun sesi kaybetmek.
İlk kez başıma geldi.
Oysa nice sanatçılar hayatımızdan çıkıp gitti.
Elbette etkilendim, çünkü şarkılarla yatıp kalkan biriyim.
Şöyle ki, bir insan 24 saat müzikle yaşar mı?
Valla ben öyle biriyim.
Hem gündüz hem gece hem de rüyalarımda hüzzamdayım.
Özellikle uykularımda, güzel sesli kadınlar meleklerim...
Güzel gözlü kadınlar da cennetim.
Hep böyle yaşadım böyle de öleceğim.
Aslında her bir doğum benim dünyamda bir notadır.
Daha sonra bemol diyez takılır peşimize.
Mayestromuz Bimen Şen'dir...
Bize ''Fasıl'' derler.
Serkis, Tatyos, Hırant, Tunar, Pınar cümbül cemaat oradayız...
Kaynağımız Sadettin, güftekârımız Ahmet Rasim.
Hep beraber yolculuğa çıkarız...
Bulutlar sahnemiz, yıldızlar yoldaşımız, ışığımız isyanımızdır...
Hedefimiz güneşi zapt etmek, motorları maviliklere sürmek...
Umudumuz her çocuğun şeker yiyebilmesi...
Ancak düştük tuzağa, düştük kör çukurlara...
Sığındık Kayahan'ın ''Yalan yalan...'' şarkısına...
Lâf aramızda İbo'da bir güzel söyler ki...
Değme tenörlere taş çıkartır.
Neyse, hepsi bir tarafa...
Akşamın içindeyim, elimde kadehim Cevherimi dinlemekteyim.
Haspam, canım benim...
Birazdan peçeteye yazıp istek yapacağım...
''Söyleyemem derdimi kimseye... '' şarkısıyla denizlerin derinliklerinde koybolacağım...
Boğulurcasına, geri dönmemecisine...
Cevher'in sesini cilvesini sonsuzluğa götüreceğim.
Macit CÜNÜNOĞLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder