13 Ocak 2026

DAVET


Amasya karlar altında 
İmaret'in bahçesi ise bir başka.
Serçeler konmuş yaşlı çınarların kuru dallarına
Gövde de kocaman bir oyuk 
Gir içine, zaman tüneli seni bekliyor 
Uzan dört yüz sene öncesine 
Belki karşılaşırsın yoksul insanlarla.

Bak gördün mü kara kışta sıradalar...
İmaret'in aşını çorbasını bekliyorlar.
Hiç tanıdık gördün mü, 
veya aşina olduğun yüz...
Hayır mı?
Hepsi yakın köylerden mi?

Hiç şaşırmadım, zaten tarih hep sarayları yazar.
Fakir fukarayı yalnız camiler ile aşevleri tanır.
Bir de yaşlı çınarların kovukları.
Sımsıcaktır içerisi, ben çocukken çok girerdim.
Derviş kılıklı insancıkların 
kokusu sinmişti.

Dua falan etmezlerdi.
Üç beş kuruş yardımı geri çevirmezlerdi.
Ekmek parası, üzerlerinde çul, 
saç sakal uzamış...
Zenginlik gözlerdeki yorgun bakışlarda...
Yine de nasırlı ellerinde darı taneleri...
Çınarların kovuklarına sığınan serçelerin kader arkadaşları.
Ortak karın doyuruyorlar;
toprağa serili bez parçası, üzerinde İmaret'in aşı ile 
serçelerin darısı.

Su hemen arkada, şadırvanın çeşmeleri âb-ı hayat.
Evet, Amasya karlar altında.
Ben yine hatıralar arasında kaybolmaktayım.
Elimde kızağım, kül dökülen yokuşları süpürmekteyim.
Var mı bana eşlik etmek isteyen, Pirler parkının başındayım.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...