10 Ocak 2026

KAPI AĞASI

 

Amasya'da herkesin bildiği medrese vardır.
Tarihi bina, adı Kapı Ağası veya Büyük Ağa Medresesi'dir.
1488 yılında Sultan II. Beyazid'in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Plânı klasik Osmanlı medrese formundan farklılık gösterir.
Özellikle Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen proje ilk kez bu yapıda uygulanmıştır.
Valla 15. yüzyıl için gösterişli mimari,
banisi olan Hüseyin Ağa'nın ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Gel gelelim, merak bu ya, Osmanlı'da ''Kapı Ağası'' kimdir, hangi görevleri üstlenmiştir?
Öyle ya, mimar değil, inşaat ustası veya kalfası hiç değil...
Öyleyse ne iş?
Derhal Google'a baş vurdum...
Hazret diyor ki, Kapı Ağası&Babüssaade&Ak Ağalar, Osmanlı döneminde sarayda bulunan iç ağaların en büyüğüne verilen isimdir.
İşi de padişahın devamlı yanında bulunmaktır.
Günümüzün ''Özel Kalem Müdürleri'' gibi...
Ben öyle anladım, başka anlam yükleyen varsa lütfen yorumlara yazsın, doğrusu neyse bir bilenden öğrenelim.
Bu arada Kapı Ağaları sadrazam kapısının iç düzenini sağlamakla da vazifeliymiş.
Saray kayıtlarında bunlara Ak Ağalar başı da deniliyormuş.
Ve Osmanlı devlet teşkilatında padişahın bulunmuş olduğu saraylarda yetki sahibi beyaz ırka mensup ''hadım'' yönetici olarak da biliniyorlarmış.
Sarayda da çok önemli mevki sahibiymişler.
Ak ağalar olmasının tek sebebi ise beyaz tenli olmaları.
Bak şu işe, zamanın ruhuna uygun olarak ırkçılık ta o devirlerde başlamış, tabii sarayın dört duvarları arasında...
Biz de lâf ediyoruz umutsuz vaka Ümit ile etkisiz eleman Bahçeli'ye...
Demek ki tosuncuklar ecdatlarının izindeler!
Fakat Ak Ağa hikâyesi burada bitmiyor.
17. yy başından sonra Enderun reisliği haricinde yetkisini yine hadım olacak 
''Kızlar Ağası'na bırakacaktır.

Gördünüz mü, atalarımızın dünyasını?
Vakti zamanında, bilhassa saray camiasının içinde ne numaralar dönmüş...
Allah muhafaza, ne Kapı Ağası olmak isterim, ne de Kızlar Ağası...
Toprağın altına eksiksiz organlarımla gitmek isterim, full aksesuar!

Evet, gelelim tarihi gerçeklerden günümüze.
Güzelim bina yıllardır Kur'an kursu olarak kullanılıyor.
Oysa vakti zamanında felsefeden pozitif bilimlere kadar ilim irfan yoluna hizmet etmiş.
Kim bilir, bünyesinde ne alimler ne bilim adamları yetişmiştir.
Öyleyse silkinip başa dönelim, biricik ağamız Hüseyin Ağa'nın ruhunu yaşatacak güzel sanatlar akademisini yeniden inşaa edelim.
Hemşerimiz Strabon'un hayâlleri de gerçek olsun...
Aydınlansın Amasya, Kapı Ağa Medresesi 
Anadolu'nun Oxford'u olarak taçlansın...
Destek vermeye var mısınız?
Olmaz olmaz demeyin, sadece hayâllerinizin arasına bu fikri de alın, gerisi gelir.
Bak o zaman Yeşilırmak vadisinin ışıklarına, emin olun yıldızlardan görünür.
Yeter ki onaylayın değerli hemşerilerim?
Ama bütün içtenliğinizle, kalben.

Amasyalı Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

TARİHİN İZİNDEN

Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...