Kaç defa yazdım, vallahi hatırlamıyorum.
Öyleyse Amasya'da yaşayan dostlarımıza son kez bir çağrı yapayım...
Ve bir fotoğraf paylaşayım, lütfen bu kareyi bastırın;
bir utanç belgesi olarak da tanıdığınız ne kadar yetkili varsa gözünün içine sokun.
Farkındayım, ifade tarzım biraz kaba oldu ama lütfen kusura bakmayın, manzarayı gördükçe içim parçalanıyor.
Efendim, tahmin ettiğiniz gibi Bimarhane'den söz ediyorum.
14. yüzyıl İlhanlı döneminden kalma.
Özellikle mimarinin girişindeki kapının üzerindeki taş işçiliğinin eşi benzeri yok.
Düşünsenize işçiliği, âdeta dantel inceliğinde, oya gibi.
İnsanın önünde oturup saatlerce izleyesi geliyor.
Ne yapalım, Batı'nın Davut heykeli varsa, bizim de sanat eseri kapımız var.
Ancak tüm bu güzellikler kıymet bilen için bir anlam ifade ediyor.
Yoksa insan müsveddesi birinin eline geçti mi, bahçesine duvar yapmakta beis görmez.
Sakın şaşırmayın, abarttığımı da sanmayın.
Özellikle Anadolu'da belirttiğim acı gerçeğin çok örneği var.
İnanın burada yazmaya kalksam, yüzlerce sıralarım da valla utancımdan elim gitmiyor.
Velhasıkelâm, enterasan bir milletiz.
Ayrıca göçebelik kültüründen bir türlü kurtulamayan zavallı çaresizleriz.
Haydi anladım, bu toprakların kadim halklarından Ermeni'lerin Rum'ların dinsel tapınaklarını yakıp yıktık, bari atalarımız diye çokça övündüğümüz Selçuklu, Osmanlı eserlerini gözümüz gibi koruyup, özen göstermemiz gerekmez mi?
Ne gezer, hâlbuki Amasya doğumlu Sabuncuoğlu Şerefeddin yıllarca bu hastanede başhekimlik yapmış,
Benim gibi delileri su sesiyle, müzikle tedavi etmiş...
Ve bir vefa örneği gösteren sevgili hemşerilerim yüzyıllar sonra adını taşıyan bir de hastane inşa etmiş.
Oh ne alâ, ne güzel.
Ancak binanın girişindeki utanç verici restorasyondan
hicap duymadığı gibi onlarca uyarıyı da dikkate almamış.
Denilebilir ki tarihi eser Anıtlar Kurulu'nun sorumluluğunda, işletmesi de Belediye'de.
Her kiminse efendim, uzaktan yakından beni ilgilendirmiyor...
Benim ilgilendiğim husus ''briket'' denilen asrın icadı çimento kum karışımı inşaat malzemesi.
Yani tuğlanın çakması, daha doğrusu modifiye olmuş çirkin mi çirkin ucube...
Öyleyse sorarım size, o güzelim zarif estetik taşların yanına bu dolgu malzemesi yakışıyor mu?
Ayrıca Bimarhane şehrin kıyısında köşesinde değil, tam merkezinde...
Şimdi müze olarak yerli yabancıya hizmet veriyor, milyonlarca kez fotoğrafı çekiliyor...
''Altı Şişhane üstü kaval!''
Ne mutlu Amasyalıya, bu kafayla gidilirse kentimize nah turist damlar!
Macit CÜNÜNOĞLU
Not: Alttaki fotoğrafta görülen kapının onarım işleri
orijinaline yakın olarak tarafımca bilâücret yapılmıştır.
17 Ocak 2026
TIMARHANE
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TARİHİN İZİNDEN
Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...
-
Üç Silahşör ve bir Melek Çok uzaklardan Evrim'in sesi geliyor. Uğur ile Mehmet Ali'nin kızı. Kanada'da yaşıyor. Ve kanlı 12 ...
-
Şeref Gülsün Büyük sanatçılar vardır, çevreleri dışında tanınmazlar. Emekçilerdir, vitrin malzemesi olmazlar. N...
-
Mehmet Ali'yi de yitirdik. Yiğit dostum benim. Önce Yüksel, şimdi de O. İnşaat Yüksek Teknikeri ve sendikacıydı. Fakat ömrünü işçi s...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder