Betonla aynılaşıyor şehirler,
haritalar ezber bozuyor.
Bir avuç müteahhit,
bir ülkenin siluetini
kepçenin ucunda sallıyor.
Urfa Maraş’a benziyor
Uşak Tokat’a karışıyor;
şehirler adlarını unutuyor,
ağaçlar susuyor,
taş nefessiz kalıyor.
Ama Amasya
direniyor.
Yeşilırmak hâlâ nazlı,
kayalar hâlâ hafızalı.
Sağı kaya, solu kaya,
ortası Ali Kaya.
Bu şehir kendini saklamamış,
kendisi olarak kalmış.
Kırk yıl önceden kalan bir selâm.
vuruyor yüzüme:
“Hoş geldin” diyor taş,
“Geç kalmadın” diyor insan.
Elmalar bölünüyor,
kardeş payı oluyor hayat.
Bir ses, bir iyilik,
bir çocuğun tutunduğu gelecek
parlıyor gözlerde.
Minnet suskun ama derin.
12 Eylül’ün açtığı yaralara
insan merhemi sürülmüş.
Yukarıdan bakıyorum şehre:
Kral mezarları
Roma’dan Selçuklu’ya
Osmanlı’dan bugüne
aynı sessizlikle anlatıyor zamanı.
Bayrak dalgalanıyor,
davul sesi karışıyor akşama;
tarih burada
sadece anlatılmıyor,
yaşatılıyor.
Bir dostun sesi geliyor uzaktan,
memleket burnunda tüten;
Amasya
hasreti bile onurlu kılıyor.
Özlem duyarken anlıyorum:
Bazı şehirler
bozulmaz.
Bazı insanlar
kirlenmez.
Ve bazı yerler
ülkenin vicdanıdır.
Selam olsun Amasya’ya,
selam olsun
çıkarın dokunamadığı
güzel insanlığa.
Macit CÜNÜNOĞLU
Not: Esin kaynağım Cumhuriyet Gazetesi yazarı değerli SAY
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder