Bir daldık mı şarkılara
zaman susuyor
Gecenin duvarları çekiliyor
Duygular kabarıyor bir
deniz gibi kıyısı olmayan
gözyaşları durmuyor
Çünkü bazı ezgiler
insanın kalbine giriyor.
Yaşamın gerçeğini görmez
oluyor gözlerim o an,
ne takvim kalıyor masada
ne yarın telaşı.
Yüreğim isyanda,
belleğim ayakta;
her hatıra kendi adını haykırıyor.
Hüzzam çalıyor…
Eşimle sevdiğimiz o şarkı.
Birlikte sustuğumuz,
birlikte iç çektiğimiz.
“Akşamın olduğu yerde bekle diyorsun,
gelmiyorsun,
çünkü seni çok sevdiğimi biliyorsun, gelmiyorsun…”
Bu dizeler var ya,
işte onlar
hayatımın en uzun bekleyişi.
Gelmemek de bir geliş bazen,
sevmek de bir susuş.
Şarkı bitiyor
ama içimde bir yer
hep aynı akşamda kalıyor.
Tınısı içime işleyen
daha nice şarkılar var.
Her biri başka bir yaraya dokunur,
başka bir hatırayı uyandırır.
“Ayrılık,
ümitlerin ötesinde bir şehir,”
diyor ya şarkı,
ne bir kuş konar omzuna
ne bir haber düşer kapına
ne de bir selam gelir rüzgârla.
İşte o şehirdeyim bazen,
adı bile olmayan bir yalnızlıkta.
Çoğu zaman
duygularımın sesi olur şarkılar.
Ben sustukça
onlar konuşur benim yerime.
Ankara’da deniz yok derler,
doğrudur.
Ama gökyüzü var,
uzun yollar var,
akşamları bata bata yanan bir güneş var.
Deniz olmasa da
insanın içine dolan
başka mavilikler var.
Bir bankta oturup
güneşin gidişini izlemek,
bazen bütün yolculuklara bedel.
Kalemini her oynattığında
sen, müzikle, fotoğraflarla,
yaşamın sert ve yalın gerçeklerini
öyle güzel anlatıyorsun ki…
Bazı cümlelerin
içimi acıtıyor, çünkü tanıdık.
Bazılarıysa umut gibi düşüyor içime, sessiz ve ılık.
Yazdıklarında kendimi
buluyorum bazen,
bazen de olmak istediğim hâlimi.
Hayat dediğin şey
zaten biraz da
başkasının kelimelerinde
kendini tanımak değil mi?
Bunca duygusallığın ardından
dönüp baktığımda
tek bir dileğim var aslında:
Evlatlarla, dostlarla
sağlıklı bir ömür.
Gülerek geçen sofralar,
anlatılan eski hikâyeler,
yarım kalan cümlelerin tamamlanması.
Unutulmamak…
Anılmak…
Birinin kalbinde
küçük bir yer kaplamak bile
ne büyük mutluluk.
O yüzden diyorum ki:
Sağlıkla yaşa.
Müzikle çoğal.
Resimle, kelimeyle,
ışıkla besle ruhunu.
Ailenle, dostlarınla
gönlünce yaşa.
Ve bil ki,
bir yerlerde
bir şarkı çaldığında
bir akşam güneşi yollara düştüğünde
bir Hüzzam makamı
kalbimi yokladığında,
senin kalemin de
orada olacak.
Sessizce, ama çok derince.
XX
*Bir dosttan gelen mektup.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder