08 Şubat 2016

Yeğenim Hüseyin Moray

Yeğenim Hüseyin Moray'ı sonsuzluğa uğurladık...
Nurlar içinde yatsın...
İyi bir fotoğrafçıydı.
İşte anılarımız; altmışlardan, yetmişlerden.
Yorumlar
Ferit Giray BAŞ SAĞLIĞI ...SABIRLAR DİLERİM
Mustafa Soydemir Işıklar içinde uyusun.Sizlere;sabır ve başsağlığı diliyorum.
İhsan Kapusuz Başın sağ olsun dostum.Sabır ve metanet diliyorum.
Dursun Çelik Başınız sağolsun,
Mehmet Seven Başınız sağolsun Macit abi
Enver Aytekin Başın sağ olsun arkadaş
Rezzan Darendeliler Sabir ve bassagligi diliyorum
Figen Ozol Başınız sağolsun .Allah rahmet eylesin
TC Annecim Ozturk Başınız sağolsun!! Size ve ailesine sabır diliyorum.!!
Zuhal Nakay Başınız sağolsun, değerli köşe komşum. Allah rahmet eylesin, sevdiklerine sabırlar versin...
Fevzi- Güler Düzen basınız sagolsun
Rıza Ezgin Sizin ve yakinlarinin basi sagolsun,
TC Serfiraz Çakır Bşınız sağ olsun dost ışığında uyusun
Cihan Ucler Nur icince yatsin basiniz sagolsun
Saliha Sert başınız sağolsun, ışıklarla uyusun...((((
Vahdet Çil Allah rahmet eylesin.Başınız sağolsun.
Hasan Gul Başınız sağ olsun,ışığı bol olsun,sizlere de sabırlar diliyorum
Veysel Kara Basınız sağ olsun. Toprağı bol olsun.
Kemal Alaçam Başınız sağolsun Abi..
Hikmet Turan Işıklar içlnde olsun
Ceyda Turan Teomanlı Basin sağolsun, huzur içinde yatsin
Benan Yazıcılar Başınız sagolsun. Rahmetler dilerim.
Kamil Mor Başınız sağolsun.
Lerzan Alp Başınız sağolsun. Allah rahmet etsin.
Sadan Dedeoglu Çok üzüldüm. Işıklarda uyusun.Acınızı paylaşıyor aileye sabırlar diliyorum.
Mürsel Budak Başın sağolsun abi
Abdullah Soytürk Allah rahmet eylesin. Başınız sağ olsun, sizlere sabırlar diliyorum.
Ahmet Torun başınız sağ olsun.Işıklar içinde uyusunç
Hasan Kıymet allah rahmet eylesin....
Tayfun Sözer Başınız sağ olsun frown ifade simgesi
Nihat Genç Başınız sağolsun ışıklar içinde yatsın.
İhsan Akgül Başınız sağ olsun
Günay Diren başınız sağolsun ışıklarda uyusun
TC Lemanser Sükan Başınız sağ olsun.,,
Özden Tunçok Başınız sağ olsun.Allah cennet nasip etsin.
TC Mehmet Bural Macit,başınız sağ olsun,ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum.
Gurol Belen Baş sağlığı ve sabırlar diliyorum... ((((
TC Hasan Varış · Arif Adil Ustaoğlu ile arkadaş
sabır ve baş sağlığı dilerim.
Yusuf Karaca Sabır diler im,dostum başın Sağol sun.
TC Çetin Samancı Başınız sasğolsun Allah sabır versin.
Yasar Sert Macitciğim başınsağolsun.ailesine,yakınlarına,allahtan sabırlar diliyorum.mekanı cennet olsun.
TC Naci Tunçel Başınız sağolsun. mustafa abi.
Rafet Çağlar Sabırlar dileriz.Rahmst olsun,ışıklar içinde yatsın..
Elif Gün Sabırlar diliyorum Macit Hocam. Işıklar içinde yatsın. Mekanı cennet olsun.
BeğenYanıtla31 dk.
Salih Damatoglu BAŞINIZ SAĞ OLSUN KARDEŞİM MEKANI CENNET OLSUN
Burhan Kuzucu başınız sağolsun
Ferda Yaman Başınız sağolsun
Çağdaş Tekman Basinsagolsun macit amca
Mustafa Kımıl Başınız sağolsun, kabri nur, mekanı cennet olsun.
Zafer Dandinoğlu Baş sağlığı diliyorum.
Muharrem Ulukaya Macit'im başınız sağ olsun ışıklar içinde yatsın.
Saadet Altınörs başınız sağ olsun.. nutlar içinde yatsın Macit..
BeğenYanıtla1 saat
Hüseyin Çelik Gidenlere selam olsun. Geride kalanlara sabırlar diliyorum.
B
Yasemin Aksu · Figen Ozol ve 3 diğer kişi ile arkadaş
Başiniz sagolsun
Hasan Aldemir başınız sağolsun dost...


02 Şubat 2016

Hissiyat!

Macit CÜNÜNOĞLU










Görüldüğü gibi ülkemizin Doğu'sunda başka hayatlar yaşanıyor,
Batı'sında başka...
Ve birileri bu duruma kıs kıs gülüyor...
Çünkü gidişattan memnunlar.
Nasıl olsa ölenler kendi evlatları değil...
Fakir fukaranın çocukları...
Daha doğrusu bedelliden sıyırtamayanlar...
Veya ekmek parası uğruna askerliği, polisliği meslek olarak seçenler.
Eskidenmiş o itibarlı rütbeler...
Yakın tarihlerde böyle bir şey yok...
Çaresizliğin, sıkışıklığın savurduğu gençler...
Yaprak gibi toprağa düşüyorlar.

Yazık, çok yazık ama...
İktidar hırsı, koltuk sevdası, oy avcılığı herşeyden üstün...
Üstelik tadı alındı bir kez...
Baksanıza necip halkımıza; 7 Haziran'da ceza kestiği AKP'yi,
beş ay sonra ödüllendirdiler...
Üstelik yüzde 49,5'la.
Tabii tek bir sebebi var: Şiddet, tehdit ve kan!

Bence başkanlık sistemi falan teferruat...
Adam zaten sultan...
Dediği dedik astığı astık...
Karşısına kim çıkarsa ezip geçiyor...
Bir nevi modern çağda padişahlık düzeni...
Bol miktarda dincilik...
Peşinden milliyetçilik...
"Tek bayrak, tek millet" martavalıyla sürükleniyoruz geleceğe.

Peki, çare...
Israrla CHP diyeceğim ama...
O da hayâlden öteye geçmiyor.
Düşmüşler kendi dertlerine...
Bir de iktidara lâf yetiştirme çabası...
Of ki offf...
En iyisi kendi hâllerine bırakmak!

MHP derseniz, golü yedi...
Yapılacak ilk seçimde parlamento dışı...
Kına yaksın Devlet Bahçeli...
Çapsızlığın zirvelerinde dolaşırken olacağı buydu...
Aynı netice HDP için de geçerli...
Yavru muhalefet güzelleri artık seyirci...
Kısaca 2002 seçimlerine dönüyoruz...
İki partili meclis...
AKP ile CHP el ele...
Gidiyoruz gündüz gece.

Artık demokrasi konuşmanın da faydası yok...
Nerde hukuk düzeni, nerde kuvvetler ayrılığı?
Merkez Beştepe...
Tanrının yeryüzündeki gölgesi...
Biat eden mutlu...
Bizim gibi ayrık otları mutsuz ve huzursuz.
Olsun, bendeniz hâlimden memnunum.
Zaten hiçbir zaman kazanamadım...
Elbette insanî değerler hariç...
Adam olana bunlarda yeter...
En azından hayata gülümseyerek bakmayı öğrendik...
Bizzat hayatın kendisinden...
Birazdan Picasso, Monet ile buluşacağım...
Adres: Sabancı Müzesi.
Bu arada duyduk duymadık demeyin...
Her sabah Kadıköy'den Emirgân'a motor kalkıyor...
Yeni başladı...
Hele balkonunda sıcak çay ile sigara tellendirmek...
Zevklerin en güzeli...
Öyleyse siyaset sevenlerin olsun...
Sanat bizlerin.

26 Ocak 2016

Üç ölüm!

Macit CÜNÜNOĞLU










Geçtiğimiz hafta tanınmış üç kişi öldü.
Biri işadamı Mustafa Koç...
İkincisi popüler siyasetçi Kamer Genç...
Sonuncusu da ünlü edebiyatçımız Tahsin Yücel.
Üçü hakkında da çok şey yazılıp söylendi...
Öyleyse ben de düşüncelerimi açıklamalıyım.
Öncelikle Mustafa Koç hakkındaki Tofaş işçilerinin
taziye mesajı ilgimi çekti...
Özetle "insan olarak üzüldük ama hakkımızı helâl etmiyoruz" mealindeydi...
Aynı görüşteyim...
Hatırlarsınız; yakın tarihte söz konusu fabrikadaki işçi kıyımları had safhadaydı...
Koç grubu kılını bile kıpırdatmadı.
Böyledir bu işler...
Toplumsal hafızası dumura uğramış toplumlarda yapılan kötülükler,
fenalıklar çabuk unutulur...
Ve ölüm zamanı da geldi mi; kör gözlü badem gözlü olur!

Aynı şekilde Kamer Genç...
12 Eylül faşizminin "Danışma Meclisi" üyesi...
Ayrıca iki dönem DYP milletvekili...
Faili meçhul cinayetlerin kol gezdiği dönem...
Sokaklar kan gölü...
Kamer Genç kürsüde, mizahın en kabasıyla karşımızda...
Âdeta meclis fenomeni...
Kızanı çok, güleni az...
Çiçek sulamasıyla ünlü siyasi figür...
O da bu dünyadan ironik bir sedayla gelip geçti.

Bir de Tahsin Yücel'imiz var ki...
Elbistan'ın köyünden...
Yoksul hayatların en çarpıcısı...
Galatasaray Lisesi'ne uzanan hayat serüveni...
Yurt dışı mastırları...
Romanlar, çeviriler...
Edebiyatımızın kilometre taşı...
Tek kelimeyle parlayan yıldız.
O da bu dünyadan sessiz sedasız göçüp gitti.
Ancak insanlığın değerlerindendi...
Unutulmayacak, bıraktığı eserlerle yaşayacak...
Sanatın zirvesinde dolaşan gerçek bir güneşti.

Son söz olarak da: Üçü de nur içinde yatsın...
Lâkin güneşimizin melekleri bol olsun ki...
Sonsuzluktan aydınlatmaya devam etsin.
İşte benim görüş ve düşüncelerim...
Onaylayana da eyvallah, onaylamayanada...
Her zaman olduğu gibi: YAŞASIN SANAT derim.

20 Ocak 2016

Gülümse

Macit CÜNÜNOĞLU











Çürümüş bir devlet nasıl olur?
Uzağa gitmeye gerek yok, memleket manzaralarını seyredin yeter!
Öncelikle düşünce yasak, hele ifade etmek...
Yandınız.
Hapishaneler tıka basa dolu...
Pek çoğu aydın, muhalif...
Evet, katlanması zor ama bu bir tarihi süreç...
Elbette geçeçek...
Lâkin ağır tahribatlarla, onarılmaz yaralar açarak.

Yüz yıllık Cumhuriyet birikimini kolay harcadık.
Ancak asıl üzüntü veren...
Bir kişinin, yanlış okumadınız; bir kişinin ihtiraslarının
kurbanı olmak...
İnanın yapılanlar, hakarete varan demeçler tahammül sınırlarını
zorluyor ve insanın kanına dokunuyor.
Tabii bu sistemin adı demokrasi olamaz...
Olsa olsa dinci faşizm denir ki...
Hukuktan arınmış, sarayın ağzına bakan adalet...
Özetle; mekanizmaları iflas etmiş ucube bir devlet!

Düşünsenize heykeller yıkılıyor...
Karar mercii O...
Sanki Taliban'ın ülkesinde yaşıyoruz...
İki üç yıl önce Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde
bir sergi gezdim...
Heykeltraş Mehmet Aksoy'un...
Dünya çapındaki sanatçımız...
Yarattığı eserler olağanüstü.
Fakat kim anlar?
Bilhassa Osmanlılık ruhu diye yırtınan zihniyet...
Düşmüşler diktatör Arabın peşine...
Ülke pazarlıyorlar.
Kafa göz yararak, kan akıtarak...
"Barış" söylemi yasaklanıyor...
"Çocuklar ölmesin" demek suç...
Sonuç itibariyle tuhaf ülke oldu canım memleketimiz!

Neyse ki sanat var...
Sarıp sarmalayan.
Kimi çareyi kör kuyularda, dogmatik inançlarda arar...
Bense heykel, resim peşindeyim...
Kulağımda Beethoven'ın devrimci müziği...
İlerliyorum hayatın içinden...
Gülümseyerek...
Her şeye rağmen!

17 Ocak 2016

CHP!









Kemal Kılıçdaroğlu 4. kez Genel Başkan seçilmiş...
Öncelikle CHP'ye, sonra vatana millete hayırlı olsun.
Yalnız işi zor...
Parti yüzde 25'e kilitlenmiş...
Memleketin hâli malûm...
İktidar muhalefeti yıpratmak için elinden geleni yapıyor...
Ne bileyim işte...
Doğrusu ya; bu şartlarda sayın Kılıçdaroğlu'nun yerinde olmak istemem.
Aslında çalışkan, namuslu siyasetçi...
Ancak çalışmalarıyla ne camiye ne kiliseye yaranabiliyor!
Herhâlde temel sorun CHP'nin bizatihi kendisi...
Dile kolay, partinin yüzyıla yaklaşan ömrü var...
Devlet kurmuş, ulus toplum yaratmaya çalışmış...
Elbette bu süreçler de sıkıntılar, travmalar yaşamış...
Yıpratıcı, hafızalara kazınmış sahneler...
Zor, geçmişin kara lekelerini aşmak zor!

Tarihsel gerçekleri tek tek sıralamanın lûzumu yok...
Neleri kastettiğim anlaşılmıştır...
CHP militarizm el ele, Kürt Memed nöbete...
Dolayısıyla statükoculuk, vesayetçilik CHP'nin canını okumuştur.
Bir de Baykal faktörü...
Kayıp yıllar...
Bakıyorum zat-ı muhterem hâlâ kuliste...
Canım sıkılıyor, sinirleniyorum.
Bu şahsın topluma, siyasete vereceği bir şey yok...
Sadece zarar...
Ancak Hacıyatmaz gibi düşse de, kalksa da milletvekili!
Tabii olan CHP'nin devrimci ruhuna oluyor.

Bir de Doğu faktörü var...
Coğrafi olarak değil, siyaseten...
Bizim Doğu Perinçek...
Solculuktan Maoculuğa, enternasyonalizmden milliyetçiliğe süreklenen
bir garip fani...
General ve sosyal demokrat avcısı...
Kim ki koltuğunu kaybetti (paşalar yıldızlarını)...
Anında tuzakta ve alayı Ulusal Tv'de...
İşleri güçleri CHP'ye yüklenmek...
Ve Perinçek hazretlerini bir halt zannetmek.
Şahsen utanıyorum...
Medyanın cilalı yüzü siyaset erbabını bu denli alçaltmamalı...
Lâkin burası Türkiye...
İçi dışı bir, maskesiz insanların kıt olduğu ülke...
Hele gerçek demokratı bulmak...
Neyse, pazar günü lâfı uzatmayalım...
Kolay gelsin Kemal Abim, ilkesiz siyasetinde üstün başarılar dilerim!

Macit CÜNÜNOĞLU

16 Ocak 2016

Şarkıların içinden...

Macit CÜNÜNOĞLU








Bir dönem kızı Beste'den çok çeken sevgili Kayahan
televizyon ekranlarından derdini ummana döküp bir de
şarkı yapmıştı...
Hatırlarsınız: "Allahım neydi benim günâhım?"...
Çok sever gitarımla da sıkça çalarım.
Sağlam parçadır ve duyguludur.
Tabii aklıma yaşadığım ülke gelir...
Özellikle toplumun bir kesimine çektiren devlet erkanı...
Ve başlarım sorgulayıp mırıldanmaya;
"Allahım neydi bizim günahımız?"

Evet, hiçbir şey eskisi gibi değil.
Yarın korkusuyla ömür tüketmek sıkıntılı ve yorucu.
Üstelik onurlu ve haklıyız.
Lâkin kısa vadede çare yok...
Bir lokma ışık bile yok.
Öyleyse çözüm tarihe ve şarkılara sığınmak.
Çünkü insanlık ne belâlar ne vartalar atlattı.
Yıkılmaz denilenler yıkıldı, gitmez denilenler gitti...
Yeter ki dik durmayı bilelim..
Eğilmeden, bükülmeden, vicdanımızı pazara çıkartmadan.
Emin olun, gerisi gelir.
Hiçbir güç iyinin, doğrunun karşısında duramaz...
Hatta şeytan bile.
Baksanıza dindarların hâline...
Her kafadan bir ses, akıldan izandan yoksun...
Sanki hepsi tefekkür, takva sahibi...
Yalan dolan onlarda...
Bölücülük derseniz; dik âlâsı...
Karı kız, kumar ayakları?
Necip Fazıl'ı okumak yeter, uyşturucu da promosyon!

Öyleyse mücadeleye devam...
Bildiğimiz yoldan, şarkıları ihmâl etmeden.
Herşeyden önce hayat güzel...
Ömür derseniz; altın tepside sunulan hediye...
Bütün mesele parantezin içini kaliteli yaşamak...
Gerisi de hikâye...
Bu duygular içinde dostlarıma iyi hafta sonları...
Sanatlı, güneşli, umutlu, sevinçli...
Pazar'a bol muhabbetli görüşmek dileğiyle...
Hoşçakalın canlar.

4-G’NİN GENÇLERİ

1965…  Tokat Öğretmen Okulu. 4-G şubesi; öğretmenliğe ilk adım, ilk heyecan, ilk düşler… Bir fotoğrafa sığmış koca bir gençlik. Omuz omuza v...