18 Eylül 2026

SONBAHARLA BİRLİKTE AMASYA



Sonbaharla birlikte geldik mi hafta sonuna...
Bu mevsimde Amasya, her zamankinden biraz daha yakışıklı olur. 
Yeşilırmak kıyısındaki çınarlar, sararan yapraklarıyla eski dostlarını selamlar; şehir, geçmişten bugüne uzanan sessiz bir hatıraya dönüşür.

Hele Pirler Parkı... 
Çilehane Camii'nin uhrevi silueti önünde, çocukluğumun ayak sesleri hâlâ dolaşır meydanda.
Çolağın Bağı henüz hizmete girmemişti(!) 
O zamanlar şehrin en popüler futbol sahasıydı orası. 

Savadiye'den, Çevikçe'den, Sofular'dan, Mehmet Paşa'dan, Yakutiye'den, Gümüşlü'den gençler, kırk yamalı bir topun peşinde ne maçlar yapardı.
Bisiklet sahibi olmak mı? 
O başka bir dünyaya ait zenginlikti. 
Velespite binmeyi öğrenmek isteyenlerin yolu, meşhur Kont Hasan'a düşerdi. 
Janti amcam benim; 
o işkolunun tek hâkimiydi!

Ah Amasya... 
Sende geçen ömrümün her mevsimi, her sokağı, her yüzü anlatılmaya değer. 
Ben de yıllardır büyük bir zevkle yapıyorum bunu. 
Çünkü insan, memleketini anlattıkça biraz daha yaşar.

Şimdi elma zamanı. 
Misket kokusu sinmiştir şehrin havasına. 
Ekim başında kitap fuarı da başlar.
Belki de Amasya'yı ziyaret etmek için en güzel günler bunlardır. 
Birkaç eski dost, biraz sohbet, 
Ali Kaya ile Ebemü'nün havuz başında iki tek rakı... 
Sonra geçmişe kaldırılan kadehler.
Kısmet... 
Emekli bütçemi toparlayabilirsem, neden olmasın?

Çünkü bazı şehirler vardır; insan orada yaşamaz yalnızca, ömrünün bir parçasını daima orada bırakır.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

4-G’NİN GENÇLERİ

1965…  Tokat Öğretmen Okulu. 4-G şubesi; öğretmenliğe ilk adım, ilk heyecan, ilk düşler… Bir fotoğrafa sığmış koca bir gençlik. Omuz omuza v...