13 Eylül 2026

NARİNCE

Facebook hatırlattı:
İki yıl önce bugün paylaşmışım.
Ah canım yavrum, zaman 
ne de çabuk geçiyor...
Lâkin duyarlı kalpler seni asla unutmuyor...
Ve bir kez daha Narin için narince...

NARİNCE

Aç kapıyı cennet,
ben geldim...
Ayakkabılarım elimde,
çıplak ayaklarımla
uzun bir yoldan geçtim.

Artık sonsuza kadar birlikteyiz,
öyle mi?
İstop oynar mıyız meleklerle?
Sek sek de oynayalım mı?

Ne de olsa
ben hâlâ sekiz yaşındayım.
Ayşelerin değil artık,
meleklerin yoldaşıyım.
Kursta öyle söylemişlerdi:
“Allah'tan kork,
müminden korkma.”

Oysa ben öğrendim ki
bazı insanlar
meleklerden daha karanlık,
bazı yürekler
cehennemden daha soğukmuş.

Bir canavar çöktü üzerime,
evimizin bahçesinde.
Önce sesimi aldı,
sonra nefesimi...
Beni bir çuvala koyup
karanlığın içine bıraktı.
Suyun sessizliğine,
toprağın unutkanlığına,
büyüklerin suskunluğuna...

Bitti artık, diyorsunuz belki.
Ama bitmedi.
Çünkü benim umutlarım vardı,
hayâllerim vardı,
okula gidecektim yarın.
Arkadaşlarımla
ip atlayacaktık.
Ben ipi elimde tutacaktım,
onlar gülecekti.

Oysa ipi
boğazıma doladılar...
Ve çocukluğumun son şarkısı
orada sustu.
Yaşım henüz sekiz.

İnanmayacaksınız belki ama
tabutuma gelinlik de serpiştirdiler.
Halbuki benim aklım
gelinliklerde değildi.
Ben daha
defterimin kenarlarına çiçekler çiziyordum.
Şekerleri seviyordum,
saklambaç oynamayı,
akşamüstü eve çağrılmayı...
Bir annenin sesini
duymayı seviyordum.

Ne doya doya oynayabildim,
ne çocukluğuma doyabildim.
Büyüklerin dünyasında
kaybolup gittim.
Daha doğrusu,
saklandım...

Bir, iki, üç, dört...
Beş, altı, yedi, sekiz...
Dokuz...
On!
Sağım, solum, sobe!
Saklanmayan ebe!
Ama ben bulunmak istemiyorum artık.
N'olur
kimselere söylemeyin yerimi.

Abilerim, ablalarım,
teyzelerim, amcalarım...
Biraz daha sessiz olun.
Çocukların korkmadan oynadığı,
annelerin kapıda beklediği,
kimsenin kimseye kıymadığı
bir dünya kurun.
Ben gelene kadar...

Şimdi cennetin kapısındayım.
Ayakkabılarım elimde.
Sekiz yaşındayım hâlâ.
Ve n'olur,
biri bana söylesin:
Çocuklar neden
büyüklerin günahını taşır?

Macit CÜNÜNOĞLU
13 Eylül 2024

Hiç yorum yok:

4-G’NİN GENÇLERİ

1965…  Tokat Öğretmen Okulu. 4-G şubesi; öğretmenliğe ilk adım, ilk heyecan, ilk düşler… Bir fotoğrafa sığmış koca bir gençlik. Omuz omuza v...