Bazı fotoğraflar vardır,
hayâli cihan değer.
Alttaki fotoğraf da öyle…
Tarih 14 Eylül.
Yedi yıl önce, Kadıköy’de bir meyhanenin bahçesinde
karşımda Zantaralı Nedim ile Gençağa…
Nedim, yetmişli yılların başında öğrencim.
Gençağa ise o yılların lise öğrencisi,
can dostum Avni’nin kardeşi.
Bugün Gençağa yok.
Bir fotoğrafın içinden bakıyor artık bize.
O güzel insanın ardından
geriye dostlarının yüreğinde derin bir sızı,
hafızalarında binlerce güzel hatıra kaldı.
O gün sohbetin konusu
Görele’nin küçücük bir köyüydü.
Dile kolay, yarım asra yaklaşan zaman…
Köyler boşalmış,
insanlar dört bir yana savrulmuş,
bir zamanlar hayatın içinden geçen nice değer
şimdi hafızamızın en müstesna yerinde saklı.
Konuşacak o kadar çok şey vardı ki…
Bir köyden başladık,
çocukluğa, gençliğe, dostlara,
kaybolup giden yıllara uzandık.
Sohbet bitmedi;
neyse ki meyhanenin ışıkları üzerimize kapandı da
gecenin bir yerinde kalkıp dağıldık.
Şimdi düşünüyorum da,
belki biz bir masumiyet çağında yaşadık.
O günlerde bunun farkında değildik.
Şimdi hem o günleri,
hem gençliğimizi,
hem de artık aramızda olmayanları özlüyoruz.
Bazı fotoğraflar bu yüzden değerlidir:
Bir anı değil, kaybettiğimiz bir dünyayı saklarlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder