19 Eylül 2026

ZANTARA’DA KALAN

Yıl 1970…
Görele’nin Zantara köyüne
genç bir öğretmen olarak gittim.
İki yıl kaldım;
ama bazı yerlerde insan
takvimle değil, yürekle yaşar.

70-72 arası geçen o iki yıl,
ömrümün en güzel sayfalarından biri oldu.
Ben çocuklara ders verdim,
köylü bana hayatı öğretti.
Bir sofraya oturmanın,
ekmeği bölüşmenin,
hâl hatır sormanın,
bir yabancıyı kısa zamanda
“bizden biri” saymanın
ne büyük bir insanlık olduğunu
orada öğrendim.

Zantara’da doğallık vardı;
sözler süssüz, sevgiler gösterişsizdi.
Dostluk, kapıdan girince
çayın yanına konan bir tabak gibiydi:
kendiliğinden, hesapsız, sıcak…

Aradan elli küsur yıl geçti.
Yollar değişti, insanlar yaşlandı,
kimi dostlar göçüp gitti.
Ama bazı bağlar
zamanın elinden kurtuluyor.
Ben Zantara’dan ayrıldım,
ama Zantara benden ayrılmadı.

Bugün geriye dönüp baktığımda
orada bıraktığımın bir öğretmenlik görevi değil,
bir parça ömrüm olduğunu görüyorum.
Çünkü insan bazı yerlere
öğretmen olarak gider,
öğrenci olarak döner.

Ben Zantara’da
insanı sevmeyi,
dostluğun kıymetini
ve geçmişe saygının
aslında kendimize saygı olduğunu
bir kez daha öğrendim.
Ve anladım ki
bazı köyler haritada küçücük görünür;
ama insanın yüreğinde
koca bir ömür kadar yer kaplar.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

4-G’NİN GENÇLERİ

1965…  Tokat Öğretmen Okulu. 4-G şubesi; öğretmenliğe ilk adım, ilk heyecan, ilk düşler… Bir fotoğrafa sığmış koca bir gençlik. Omuz omuza v...