25 Mart 2026

CÜNÛN GİBİ...

Sabahın ilk ışığıyla başlar içimde bir nağme,
Albert Einstein gibi düşünmem belki,
ama hissederim müzikle dünyayı…

Bir vapur kalkar yüreğimden,
dalgalarına bırakırım kendimi.
Kulaklığımda bir ömür 
döner durur;
bazen Muazzez Ersoy dokunur kalbime,
bazen Orhan Gencebay yakar içimi derinden,
derken Sezen Aksu fısıldar bir eski yarayı,
ve bir gece vakti
Fatih Erkoç söyler:
“ellerim bomboş…”
işte orada eksilirim senden yana.

Sen bilmezsin,
ben her şarkıda sana biraz daha yaklaşırım,
her güftede adını saklarım içime.
Gözlerim durduk yere nemleniyorsa
sebebi sensin,
müziğin bahanesi.
“Azı karar” dediler bana,
ben seni çoğalttım içimde…

Her notada biraz daha,
her ezgide biraz derin.
Sen gülüp geçersin belki,
“şah idin şahbaz oldun” dersin ya hani…
Bilmezsin,
ben çoktan düşmüşüm sana
adı konmamış bir sevdanın en güzel yerine.

Şimdi anlıyorum:
Bazı aşklar ölçüyle yaşanmaz,
bazı kalpler eksik çalmaz hiçbir şarkıyı.
Benimki de öyle işte…
Cünûn gibi,
mecnun gibi,
ama en çok
seni sever gibi...

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

YAŞASIN SANAT

Ülke ağır bir sisin içinde, sokaklar yorgun, kelimeler küskün. Gelecek denilen şey takvim yapraklarına sıkışmış gibi. Sandık kurulur, umut k...