05 Mart 2026

AKŞAMIN HÜZNÜ

Yine akşam oldu,
gölgeler ağır ağır uzadı duvarlarda.
Gün, yorgun bir yolcu gibi
sessizce bıraktı kendini geceye.

Bir sandalye çektim yalnızlığıma,
oturdum hatıraların tam ortasına.
Radyo alaturka çalıyor uzaktan,
her nağme içimde eski bir kapıyı aralıyor.
Bir hüzzam dokunuyor kalbime,
yılların içinden gelen bir sızı gibi.
Bir nihâvend geçiyor odadan
yavaş yürüyen bir akşam misafiri gibi.
Bir hicaz ise
usulca bırakıyor hüznünü 
pencere kenarına.

Anlıyorum…
insanın ruhu da biraz makamdır aslında;
bazen kırık bir şarkı,
bazen yarım kalmış bir akşam.
Masada kadeh yok belki
ama hatıralar sarhoş ediyor insanı.
Bir bakışın kıyısında kalmış sevdalar,
bir sokakta unutulmuş dostluklar
teker teker gelip oturuyor karşıma.

Ben de kusursuz bir adam değildim zaten.
Biraz rüzgâra meyilli,
biraz yolun çağrısına kulak veren…
Kalbim çok dolaştı bu dünyada,
bir şarkının içinde,
bir bakışın ucunda.

Ama pişman değilim.
Çünkü hayat dediğin
biraz yara izi taşımadan
tam hikâye olmuyor.
Şimdi gece ağırlaşıyor.
Radyo hâlâ eski şarkılar söylüyor.
Bir nihâvend daha geçiyor içimden
yorgun bir akşam gibi.
Ve ben anlıyorum ki
insan bazen
yalnızca bir şarkının içinde
kendine rastlar.
Sessizce…
bir akşamın hüznünde.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

YAŞASIN SANAT

Ülke ağır bir sisin içinde, sokaklar yorgun, kelimeler küskün. Gelecek denilen şey takvim yapraklarına sıkışmış gibi. Sandık kurulur, umut k...