Türk müziği bir ince sızı,
dokunduğu yerde kanayan hatıra;
bir ud susar, kanun titrer,
insan kendini değil,
kaybettiklerini dinler aslında.
Hüzzamdan geçer akşam,
Karcığarda biraz daha koyulaşır gece;
bir masa kurulur hatıralardan,
eski dostlar, eski aşklar,
adı unutulmuş nice gülüş gelir sessizce.
Ve insan anlar:
bazı şarkılar geçmişi değil,
geçmişin içimizde kalan sesini söyler.
Bir zamanlar ışık vardı sahnelerde,
kahkahalar daha cesur, geceler daha özgürdü.
Şimdi sözler büyüdü, hayat küçüldü;
ahlâk dediler, kalpler daraldı,
özgürlük dediler, nefesler azaldı.
Biz mi yaşlandık,
yoksa dünya mı eksildi bilmiyorum.
Sonra bir şarkı çalar,
bütün sorular susar.
Başını eğersin, kadehini kaldırırsın:
“Bir kaset koy…” dersin kimse duymadan.
Çünkü bazı geceler insan konuşamaz;
bir makam susar, bir ud ağlar,
ve sen anlarsın:
Bazen bir şarkı, insanın yerine ağlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder