08 Nisan 2026

TESPİTLER VE ARAYIŞLAR

Bir ses var içimde, susmayan.
Ne camide, ne meydanda.
İnançla akıl arasında gerilen,
ince bir ipte yürüyor insan.
Kimi secdede bulur kendini,
kimi soruda, şüphede, arayışta.

Ama en çok da yalnızlıkta çıkar ortaya
kalbin sakladığı o eski hakikat.
Din…
Bazen bir sığınak, bazen bir gölge...
Bazen de başkalarının elinde
bir hükmetme biçimi.

Oysa inanç,
gürültüyü sevmez.
Bir damla kan gibi dolaşır içimizde,
taşarsa kirlenir dünya.
Ve insanlar…
Kalabalıklar hâlinde sarılır birbirine...
Adını bilmedikleri korkularla,
bir el ararlar, tutacak.

Ama çoğu zaman bir zincire uzanır elleri.
Tarikatlar, yollar, isimler, unvanlar…
Hepsi bir kapı vaadiyle çağırır.
Ama kapı dediğin nedir ki?
İnsan kendi içine girmedikçe
hangi eşik aşılmış sayılır?

Bir ülke düşün…
Dualarla büyüyen,
ama sorularla küçülen.
Bir ülke ki,
geçmişiyle övünürken
geleceğini erteleyen.
Ve yine de…
Bir avuç insan vardır hep,
karanlığa inatla yazan, çizen, düşünen.

Belki dünya onların omzunda dönmez,
ama yönünü kaybetmez sayelerinde.
Arayış bitmez.
Çünkü hakikat,
Ne tamamen kitapta,
ne tamamen akılda.
Belki de en çok,
korkmadan sorabilende saklıdır.

Ve bir gün…
İnsan, kendine rağmen değil,
kendini anlayarak inanmayı öğrenirse
işte o zaman:
Sessizlik gerçekten huzur olur.

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

ARTIK SIKILMADIK MI?

Bugün kızım Sıla sayfamızın konuğu; Hıdırellez esintilerini paylaşmış, umarım ilginizi çeker. Bugün Hıdırellez.  Ritüellerin arasında bırakm...