26 Mayıs 2026

İÇSEL YOLCULUKLAR

Bir yanım Yeşilırmak kıyısında kaldı,
bir yanım uzak şehirlerin kalabalığında.
İnsan doğduğu toprağı terk 
etse de
içindeki memleketi nereye bırakır?

Amasya…
Adını ansam tarih düşer dilime;
kaya mezarlarında yankılanır geçmiş,
kalenin burçlarında rüzgâr gibi dolaşır çocukluğum.
Ama sorarım şimdi;
hangi yüzündür sevdiğim,
dünkü mü, bugünkü mü?

Bir sabah bakıyorum,
ırmak akıyor yine ağır ağır;
ama kıyısında eski sesler eksik.
Yalıboyu evleri suskun,
çınarların gölgesinde
eskisi kadar derin değil sohbetler.

Bir şehir yalnız taşla değişmez meğer,
ruhu eksilirse yorulurmuş.
Park gider, beton gelir;
anı gider, hesap gelir.

Bir vakit çocuk sesleriyle dolan meydanlar
şimdi aceleye teslim.
Yine de küs değilim sana Amasya.
Kırgınım belki,
ama sevda biraz da yaralı kalmaktır.

İnsan memleketine darılmaz bütünüyle;
en çok da sevdiğine içerler.
Bir hekim gelir, bir başkası gider,
isimler değişir siyasetin tabelasında.

Ben hâlâ aynı soruyu taşırım içimde:
Bir kent nasıl yeniden kendisi olur?
Neden bir tiyatro yükselmesin yıkılanın yerine?
Neden Yeşilırmak biraz daha nefes almasın?
Neden çocuklar geçmişi sadece kitapta değil,
yaşayan sokaklarda görmesin?

Ey benim eski zaman kokan şehrim,
sana ağıt değil, çağrı bırakıyorum:
Biraz vicdan, biraz estetik,
biraz tarih bilinci yeter bazen
bir memleketi ayağa kaldırmaya.

Ve biliyorum…
Bir gün yeniden akşam olur Yeşilırmak’ta,
çaylar demlenir, dostlar çoğalır.
Bir çocuk göğe bakıp umutlanır.
İşte o vakit
“Amasya geri dönmüş” derim,
sessizce, içimden…

Macit CÜNÜNOĞLU

Hiç yorum yok:

BORABOY YOLUNDA

Haziran omzuma elini koydu sessizce. Bir çağrı düştü içime eski dostların sesi gibi: “Haydi Boraboy’a…” Çünkü insan bazen şehirlerden değil,...