Yaşlandık be usta.
Hani derler ya; gönül yorgunu...
Ondan da öte.
Çok şey sığdırdık bu hayata.
Nice devrimler, nice kavgalar, nice sevdalar, nice aşklar.
Lâkin elde kalan hüzün!
Hem de nasıl?
Yürek paramparça, eller nasırlı, gözler ıslak...
Geriye kalan sadece umut...
Ve sımsıcak yarınlar.
Yeniden doğacak güneş, gökyüzü pırıl pırıl, yıldızlar yoldaşım.
Her zamanki gibi güneşle dostum.
Oldu bitti tanrıyla aram iyi olmadı.
Sevmedim adaletini, tepeden bakan üslubunu.
Hele de cehennem ateşini.
Zaten yangınlardayız; yoksulluk, göçler, insanlığın trajedesi...
Bu mudur dünya?
Yine de çok yorgunum usta.
Ufak ufak hazırlık yapıyordum sonsuzluğa.
Ayaklarıma yapıştı torunlar...
Seslendiler; "nereye gidiyorsun dede?"
Dayanamadım, karar verdim...
Bir süre daha rakı şişesinde balık olmaya...
Nefesimde tütün, sol mememin altındaki cevahiri söndürmemeye!
Macit CÜNÜNOĞLU
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TARİHİN İZİNDEN
Amasya’nın topolojisi haritayla açıklanmaz; belge ister, hafıza ister, bir de susmayı bilen bir dil. Yeşilırmak, kentin omurgasıdır. Rastgel...
-
Üç Silahşör ve bir Melek Çok uzaklardan Evrim'in sesi geliyor. Uğur ile Mehmet Ali'nin kızı. Kanada'da yaşıyor. Ve kanlı 12 ...
-
Şeref Gülsün Büyük sanatçılar vardır, çevreleri dışında tanınmazlar. Emekçilerdir, vitrin malzemesi olmazlar. N...
-
Mehmet Ali'yi de yitirdik. Yiğit dostum benim. Önce Yüksel, şimdi de O. İnşaat Yüksek Teknikeri ve sendikacıydı. Fakat ömrünü işçi s...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder